SİYASİ PARTİLER NEDEN VARDIR?
ÜLKÜCÜLER HAREKETE GEÇİNİZ!
MİLLİYETÇİLER DEVLETİ YÖNETMEK ÜLKÜSÜNDEN UZAK TUTULAMAZ!
MUSTAFA FINDIK
Türk siyasi hayatında önemli bir yer işgal eden, TÜRKÇÜ/ÜLKÜCÜ düşüncenin siyasetteki temsilcisi olarak kabul edilen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) , ülke yönetimine talip olmak “ülkü ve hedefinden” uzak tutuluyor.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ, Devletin kuruluş felsefesi olan TÜRKÇÜLÜK Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhurbaşkanlığını ifa ettiği dönemde , titizlikle uygulanmıştır.
Genç Cumhuriyet, bütün zor koşullara rağmen ekonomik sahada, kültür alanında, eğitimde ve özellikle dış politikada millici politikalar izlemiş, onurlu , milli hakimiyet ve bağımsızlık esaslı politikalar uygulamıştır.
İsmet İnönü’ nün cumhurbaşkanlığının son yıllarında (özellikle 1946 sonrası) ve Çok partili döneme geçişten sonra milli politikalardan vaz geçilmiştir.
Batı ve Amerika hayranı politikalar Türkiye’yi yönetenlerin ‘birincil önceliği olduğu dönem’ ABD destekli askeri darbelerle taçlandırıldığı dönemler gerekli “ kültürel erozyonu sağladıktan sonra” 1980 12 Eylül darbesi de gerekli ortamı hazırlayarak ülke meselelerinden bigane, köşe dönmeci ,apolitik bir gençlik, yetiştirilmeye çalışıldı.
Sıra artık ATATÜRKÇÜ/MİLLİYETÇİ PARTİLERE müdahale ederek İDEOLOJİK KÖKLERİNDEN UZAKLAŞTIRMAYA GELMİŞTİ… CHP ve MHP ‘hizaya getirilmeliydi…
Tıpkı ATATÜRKSÜZ bir CHP inşa edilmeye çalışıldığı gibi; Milliyetçi Hareket Partisi de adeta TURANCILIK’TAN,TÜRKÇÜLÜK’TEN, TÜRKEŞÇİ’LİKTEN, ÜLKÜCÜLÜK’TEN uzak bir “ düzen partisi”, “konjonktür partisi ‘ne” evrilmek istenildiği izlenimini vermektedir.
Türkiye’nin en köklü iki partisinden biri olan, ‘HER ŞEY TÜRK İÇİN TÜRK’E GÖRE TÜRK TARAFINDAN’ şiarı ve TAM BAĞIMSIZLIK ÜLKÜSÜYLE yola çıkan MHP, üç seçim dönemidir ÜLKE YÖNETİMİNE TALİP OLMAYARAK milliyetçi ülkücü kadroların ümitlerini belirsizliğe sevk etmektedir…
Milliyetçi Hareket Partisi yönetim kadroları milletimizin “UMUDU, ÇARESİ OLMASI GEREKİRKEN” 60 yıllık bir siyasi mücadelenin ve 150 yıllık bir TÜRKÇÜLÜK fikriyatının birikimini hiçe sayarak KONJONKTÜR partisinin peşine takılmış, kendi beceriksizliklerini “ sahayı (görece) daha başarılı olduklarına inandıkları” başka bir partinin genel başkanını cumhurbaşkanı adayı göstererek örtmeye çalışıyor intibaını vermektedir.
Bugün Türkiye’ de “ TÜRKEŞÇİ ÇİZGİDE OLAN”irili -ufaklı siyasi partilerin toplam oy oranı yüzde 25 bandındadır. Bu potansiyeli muhafaza etmeyi beceremeyenler “ küçük olsun, benim olsun” mantığıyla hareket ederek , olan güç ve ağırlıklarını başka bir parti lehine kullanmaktadır.
Halbuki elinde yüzde 25’ lik tabanı bulunan bir siyasi hareket önce tabanında birlikteliği sağlayıp milletin beklentileri doğrultusunda İKTİDARA, ÜLKE YÖNETİMİNE TALİP OLARAK ; “ KUTLU YÜRÜYÜŞÜ YENİDEN BAŞLATMALI İKTİDARA YÜRÜDÜĞÜNÜ DEKLARE ETMELİDİR”.
Böyle bir çaba ve eylem , küsmüş, küstürülmüş dava mensupları ve ÜLKÜCÜLERİ İZLEYEN milyonları bir hedef etrafında birleşmeye teşvik edebilecek İKTİDAR ALTERNATİFİ olmaya yöneltebilecektir.
Hangi sebeple olursa olsun BÜYÜK BULUŞMA SAĞLANMALI KÜSKÜNLER VE KÜSTÜRÜLMÜŞLER yeniden kazanılmalıdır.
Küskün, kavgalı başka “ YAPILARIN aralarındaki kan davasını sonlandırmak, onları barıştırmak “ belki ‘bir tatmin sebebi’ olabilir, fakat beklenti “ çetevari” yapıların” değil; esas ihtiyacımız olan TÜRKÇÜ/MİLLİYETÇİ GELENEKTEN GELEN TÜM DAVA MENSUPLARI VE SEMPATİZANLARINI bir araya getirmeli “BÜYÜK KUCAKLAŞMAYI” sağlamanın yollarını aramalıdırlar.
Eğer TÜRKÇÜ siyasetin “ AMİRAL GEMİSİ olmak iddiasındaki MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ üzerine düşen vazifeyi yerine getiremeyecekse; Cumhurbaşkanı adayımızdır diye ilan ettiği Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ALENEN KOALİSYON GÖRÜŞMESİ YAPMALI, “ siyasal gücü” ile mütenasip
Bakan ve kadro sayısı talebi ile elini taşın altına koyarak ÜLKE YÖNETİMİNE (hiç değilse) ORTAK OLMALIDIR.
Türk Milliyetçiliğine gönül veren milyonlarca dava mensubunun içerisinden ülkeyi hakkıyla yönetebilecek bürokratlarımız, memurlarımız çok şükür ki mevcuttur…
Bilindiği gibi, Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in 1965 yılından itibaren genel başkanlığını yaptığı CKMP ,1969 Adana Kurultayı’nda MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ adını almış ve Türk siyasi hayatında MİLLİYETÇİLİĞİN BAYRAKTARLIĞINI YAPAN BİR PARTİ VAR OLMUŞTUR. Hatta bu yoldan giderek ( cesaret bularak) “Siyasi İslamcı” Partiler de kurulmuştur denilebilir.











Yorum Yazın
Facebook Yorum