MENU
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • YEREL HABERLER
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • ETKİNLİK TAKVİMİ
  • RÖPORTAJLAR
  • GAZETE MANŞETLERİ
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • AGB
  • İLETİŞİM
Haber Vizyon
DOLAR42.7031
EURO50.1678
GR ALTIN5902.2
ÇEYREK3691.5
Haber Vizyon
Haber Vizyon
  • GÜNDEM
  • ALMANYADAN
  • SANAT/MÜZİK
  • ŞEREF KÖŞESİ
  • ETKİNLİK
  • GAYRİMENKUL
  • TURİZM
  • GASTRONOMİ
  • SAĞLIK
Kapat

SİYASİ PARTİLER , BÖLÜNMÜŞLÜK VE BUNALIMDAN ÇIKIŞ YOLLARI.

Ana SayfaYazarlarMustafa Fındık
28 Haziran, 2026, Pazar 15:05 85
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt


SİYASİ PARTİLER , BÖLÜNMÜŞLÜK VE VE BUNALIMDAN ÇIKIŞ YOLLARI.

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ EMANET EDECEĞİMİZ SİYASİ PARTİLER ACABA “BUNALIMDAN ÇIKIŞ” KONUSUNDA NE GİBİ ÖNERİLER , NASIL BİR GELECEK VAAT ETMEKTEDİR?

SİYASET BİR “HİZMET KAPISI “ 
OLMAKTAN ZİYADE; ELDE EDİLEN MEVKİNİN ‘RANTA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ İÇİN’ ARAÇ OLARAK KULLANILDIĞI İZLENİMİNİ VERMEKTEDİR.

SİYASİ PARTİLER, BİR İHTİYACIN SONUCU; SOSYO- EKONOMİK , SOSYO -KÜLTÜREL MES’ELELERE ÇÖZÜM ÖNERİLER ÜRETMELİ VE HALK’IN ONAYINA SUNMALIDIR. 

Mustafa FINDIK

Türkiye’ de var olan ve belli ki artık “kemikleşmiş taraftar/sempatizan-partililerden oluşan” üç büyük siyasi akım ve bu akımların türevleri mevcuttur 
Bahsettiğimiz üç siyasi akım:

1.CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Birinci siyasi akım: 9 Eylül 1923 tarihinde HALK FIRKASI adıyla kurulan Cumhuriyet Halk Partisi. 
Mustafa Kemal ve arkadaşlarının “ KUVAY-I MİLLİYE” ruhuyla ve şuuruyla kurdukları Halk Fırkası, halka dayanan, ‘seçkinci olmayan’ vatandaşlık bilinciyle ülkenin meselelerine sahip çıkılmasını önceleyen bir partidir. Halk Fırkası siyasi yelpazenin sağında veya solunda yer almak yerine; Halkçı, İnkılapçı ve Devletçi yapısıyla  ‘sınıflar üstü’, milletin tamamını kucaklayan milliyetçi bir parti olma özelliğiyle dikkat çekmiştir. Nitekim bu ilkelerini uygulamaya da sokmuş ; Türkiye’ye özgü bir ekonomik model uygulamış; tarımda makineleşme teşvik edilmiş sanayi kuruluşları, fabrikalar(sanayileşme)  Cumhuriyet’in ilk yıllarında devlet eliyle gerçekleşmiştir.1923-1938 döneminde uygulanan MİLLİ İKTİSAT POLİTİKALARIYLA BÜYÜME HIZI ortalama olarak ;%7.3 ila 7.8 aralığında gerçekleşmiştir. Ekonomik Kalkınmanın yanısıra aynı dönemde Manevi ve kültürel sahada da bir dizi çalışmalar yapılmış  Hilafetin ilgasıyla (3 Mart 1924) aynı gün Büyük Önder Atatürk’ün emriyle Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuş, aynı yıl (21 Nisan 1924)İlahiyat Fakültesi de kurularak yüce dinimizin daha iyi, daha anlaşılır ve daha geniş kitleler tarafından doğru anlaşılmasının sağlanması amacı güdülmüştür. Bu dönemde kapatılan medreselerin yerine 4 yıllık İMAM HATİB mektepleri açılmak suretiyle “eğitimli donanımlı” imamlar yetiştirilmesi amaçlanmıştır.
Atatürk döneminde Halk Fırkası, Türkiye’nin çağdaşlaşması konusunda önemli değişiklikler yapmış ; Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ‘eğitimde birlik‘ sağlanmış, kültürel sahada da önemli değişiklikler yapılmıştır.
Latin Alfabesinin (Türk Alfabesi) kabulüyle okuma- yazmanın kolaylaştırılması ve yaygınlaşması amacı güdülmüştür.

Halk Fırkası 29 Mayıs 1935 tarihinde yapılan 4. Kurultayda CUMHURİYET HALK PARTİSİ  adını almıştır.  CHP, Türkiye’yi 1923-1950 yılları arasında tek başına yönetmiş, özellikle 1938 yılına kadar ekonomide, sanayide, eğitimde , tarımda büyük ilerlemeler kaydetmiş, Osmanlı’dan tevarüs eden borçları büyük bir mali disiplin içerisinde ödemiştir. Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün dünyada saygın bir yere sahip olmuştur. 1938 yılından 1950 yılına kadar geçen sürede İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı döneminde Atatürk dönemindeki politikalar uygulanmaya çalışılsa da, 2. Dünya Savaşı’nın etkileriyle aynı ekonomik başarı gösterilememiştir. Eğitim ve kültür sahasında ise olumlu/olumsuz bazı gelişmeler yaşanmıştır. 

1940 yılında ‘ilkokul öğretmeni yetiştirilmesini hızlandırmak amacıyla’ kurulan KÖY ENSTİTÜLERİ  eğitimde önemli merhaleler katedilmesini sağlamış, bu sahada önemli bir boşluğun doldurulmasına katkı verilmiştir.Bu başarılı uygulamada Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İlk Öğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’ un üstün gayretlerinin varlığı dikkati çekmektedir.

Ne var ki; 1949 yılında ABD ile Türkiye arasında yapılan, ve Türkiye adına Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün imzaladığı ‘Türkiye -ABD Eğitim Komisyonu Anlaşması’ (FULLBRIGHT) ile  Eğitimdeki MİLLİCİ politikalar terk edilmek zorunda kalınmış Türk Milli Eğitim Sistemi tabiri caizse ‘bir daha iflah olmamıştır’…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1947 yılında İMF ile ilk sözleşmesini yapmış ve 5 milyon ABD Doları uluslararası finansman sağlamıştır. Müteakip yıllarda IMF’ den alınan borçların 1950 yılına kadarki tutarı 47 milyon ABD Doları olmuştur. 1923-50 arası toplam dış borç tutarı 150 milyon doları bulmuş, Osmanlı’dan tevarüs eden borçlarla birlikte toplam dış borcumuz 230 milyon ABD Doları seviyesinde kalmıştır.
Bu borçlanma ve ABD ile varılan bir dizi mutabakat Türkiye Cumhuriyeti’ nin 1923’ den itibaren sürdürdüğü “ b o r ç l a n m a m a “  öz kaynaklarla yetinmek ve kalkınmak hedefinden vaz geçmek anlamını da taşıyordu. 
Her şeye  rağmen 1938-50 yılları arasında uygulanan devletçi politikalar ve özellikle izlenen ‘denge politikaları sayesinde’ Türkiye’nin 2. Cihan harbine girmemiş olması büyük bşr diplomatik başarı olarak kabul edilmelidir.


DEMOKRAT PARTİ

2.Parti, İkinci Cihan Harbi’nin sona ermesinin ardından bütün dünyada meydana gelen değişikliklere paralel olarak Türkiye’de de demokratikleşme yolunda adımlar atılmış Liberal Politikalar izleyeceğini vaat ederek CHP'den ayrılan Celal Bayar liderliğindeki 4 milletvekili;
* Celâl Bayar
* Adnan Menderes
* Fuad Köprülü
* Refik Koraltan
* 
* Milli Şef İsmet İnönü’nün ‘oluruyla’yayınladıklar bir deklarasyonla (dörtlü takrir)
* 7 Ocak 1946 tarihinde Demokrat Parti’yi kurmuşlardır.
* Siyasi yelpazenin sağında  yer alan Celal Bayar liderliğindeki 
* Demokrat Parti, girdiği ilk seçimde 64 milletvekili çıkarabilmiş, 1950 14 mayısta yapılan Milletvekilliği genel seçimlerinde ise; Demokrat Parti tek başına iktidar olmuş , CHP 27 yıllık tek parti yönetiminin ardından muhalefete düşmüştür.
* Türkiye Cumhuriyeti Devleti CHP içinden neş’et eden 2.büyük siyasi parti olan Demokrat Parti tarafından 27 yıllık ‘tek parti ‘ CHP döneminin ardından  (daha liberal politikalar izleyen)Adnan Menderes’in liderliğinde 10 yıl süre ile yönetilmiştir.
* Adnan Menderes , vaat ettiği gibi ‘Liberal Politikalar’ izlemiş,fakir Anadolu halkının “ çarık’dan Trabzon Lastiğine terfi ettirmiş, karasabandan traktöre geçiş sürecini hızlandırmış ‘Her Mahalle’de Bir Milyoner Yaratacağım’ vaatleriyle seçim kazanmıştır. 
* Liberal sağ görüşlü Demokrat Parti ,
* CHP’nin 1947’de İMF ile yaptığı ilk kredi sözleşmesiyle Uluslarası Finansmana Erişim yolunu  açmasıyla başlayan IMF ile ‘Flörtleşme’  ve 1949 ‘da verilen (FULLBRIGHT ANTLAŞMASI) tavizler karşılığı Türkiye’ye hibe edilen 152 milyon ABD doları karşılığı MARSHALL YARDIMI yapılması sayesinde ‘ özgüven patlaması’ yaşamış,oluşan ‘bolluk! ortamının da etkisiyle “TÜRKİYE’yi KÜÇÜK AMERİKA YAPACAĞIM” söylemine geçmiştir.
* Bu dönem, Milli Sanayileşmeye önem verilmemiş, ithalata dayalı bir tüketim , montaja dayalı bir sanayileşme ve bolca dış borçlanma yapıldığı bir dönem olmuştur.
* Bu dönemde Türkiye’nin toplam dış borçları 227 milyon Dolardan , 1.milyar 138 milyon dolara yükselmiştir…


* Türkiye’yi ,’BÜYÜK TÜRKİYE-GÜÇLÜ TÜRKİYE ‘ yapmak ideali yerine; başka bir ülkenin ‘küçüğü olmaya razı’ bir idareci olmak profili çizen DP lideri Adnan Menderes halkın büyük teveccühünü, aşırı sevgisini kazanmış olmasına karşın 27 Mayıs sürecinin yaşanmasına mani olamamıştır. 
* Demokrasimiz için bir utanç dönemi olan 27 Mayıs 1960 ihtilali süreci, oluşturulan ‘Yüksek Adalet Divanı’adlı özel mahkemenin eliyle darbecilerin-cuntacıların haksız , iftiralarla dolu suçlamaları sayesinde, Yassıada mahkeme başkanı Salim Başol’un , “ Sizi buraya tıkan irade/kudret böyle istiyor” söylemiyle (önceden belirlenmiş bir cezaya çarptırılarak) verdiği karar sonucu  15 kişinin idamına karar vermiş üç devlet adamı Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın cezaları infaz edilmiştir.
* DP yöneticilerinden 12 kişinin idam cezaları müebbete dönüştürülmüştür. Aynı mahkeme sonucunda 92 kişiye 6-20 yıl arası ceza verilmiş 94 kişiye ise 5 yıl ağır  hapis1960 ihtilalinin ardından kapatılan ve lideri idam edilerek, kadroları mahkum edilen Demokrat Parti’nin  devamı olarak siyaset sahnesindeki yerini alan emekli Orgeneral Ragıp Gümüşpala liderliğindeki Adalet Partisi 1961 yılında kurulmuş, yapılan ilk seçimde yüzde 34 oy almış, yüzde 46 oy alan CHP ile koalisyon ortağı olmuştur. Ragıp Gümüşpala’nın 1964 yılında vefat etmesinin ardından yapılan kongrede Süleyman Demirel genel başkanlığa seçilmiştir. 
* Böylece, devleti kuran, demokrasiyi getiren parti olduğunu iddia eden CHP, Genel Başkan İsmet İnönü’nün ‘konjonktürel olarak sarf edilmiş bir ifade ile’ partisini ‘orta’nın solu’nda tanımlamasıyla Türk siyasetine sağ-sol söylemler ilk defa 1965 genel seçimleri zamanında girmiş oldu.
* Adalet Partisi  Süleyman Demirel liderliğinde girdiği ilk seçimde oyların yüzde 52,9’unu alarak 240 milletvekili çıkarmış ve tek başına iktidar olmuştur.
* Keban Barajı, Boğaziçi Köprüsü, Seydişehir Alüminyum Tesisleri gibi altyapı ve sanayi tesisleri yapılmış 1965-71 arası ortalama büyüme hızı 5,75 olmuştur. 
* MERKEZ SAĞ’DA BÖLÜNMELER!
* Türkiye çalkantılı bir dönemin ardından ekonomik ve siyasi istikrarı yakalamış izlenimini verirken; Adalet Partisi , Ferruh Bozbeyli öncülüğündeki bir grup Milletvekili tarafından bölünerek 18 Aralık 1970’de Demokratik Parti kurulmuş ‘ merkez sağda ilk kan kaybı’ böylece yaşanmıştır.
MİLLİ NİZAM PARTİSİ OLUŞUMU VE SAĞ OYLARIN İKİNCİ KEZ BÖLÜNMESİ.
Prof.Dr. Necmettin Erbakan kendisine ‘Adalet Partisi çatısı altında’yer bulamayacağını anlamasının ardından başlattığı ‘Siyasal İslamcı’ söyleme sahip hareket, kısa zamanda karşılık bulmuş, Milli Nizam Partisi kısa sürede teşkilatlanmış; islamcı söylemleri nedeniyle kısa  bir süre sonra da Anayasa Mahkemesi tarafındandan kapatılmıştır.
MİLLİ GÖRÜŞ HAREKETİ ikinci partisini (daha az islamcı soslu söylemlerle) Milli Selamet Partisi  adıyla 11 Ekim 1972’ de Süleyman Arif Emre başkanlığında kurmuş; 1973 Genel Seçimlerine Necmettin Erbakan liderliğinde girmiştir. 
Necmettin Erbakan bir çok cemaat ve tarikatın yanısıra; Necip Fazıl Kısakürek’in “ Büyük Doğu’sunun da” desteğini alarak 1973 genel seçimlerine girmiştir. 
Bu seçimde MSP, oyların yüzde 11.8’ini alarak 48 milletvekili çıkarmıştır.
Necip Fazıl Kısakürek daha sonra desteğini çektiği MSP ve Erbakan için:” Bu hareket incelemeye değer, desteğimizi verelim bu cevherden bir petrol fışkırabilir dedik sondaj sonunda petrol değil lağım fışkırdı” ifadesini kullanmıştır.
MERKEZ SAĞ’ İN BİR BAŞKA ‘BÖLENİ’
DEMOKRATİK PARTİ  1973 seçimlerinde Oyların yüzde 11.9’unu alarak 45 milletvekili çıkarmıştır. Merkez Sağ’ın ana gövdesinden oy toplayan MSP ve DP,  ‘AP’nin başarılı icraatlarını baltalamak istercesine’ kendilerine görev addettikleri  ‘ bölme hareketinde’
başarılı olmuşlardır.
Türkiye, milliyetçi,halkçı bir anlayışla ‘sınıflar üstü’ bir söylemle ortaya çıkan ve kuruluşundan 42 yıl sonra ‘konjonktürel olarak ortanın solu’nda olduğunu ifade eden köklü bir partiden sonra (1965 genel seçimleri öncesi CHP genel başkanı İsmet İnönü’nün çıkışıyla) 
kendisini merkez sağda tanımlayan Demokrat Partinin varisi Adalet Partisi (DP’den sonra) ile ikinci ‘ merkez sağ kitle partisi’ne sahip olmuş oldu.
DP ve MSP ‘nin merkez sağı bölmesiyle yaşanan süreç , Türkiye’yi ‘ koalisyonlar dönemine ‘ sokmuştur…
Türkiye,1970’li yıllara gelindiğinde artık ‘nur topu gibi’ bir merkez sol kitle partisi ve bir de merkez sağ  kitle partisi sahibi olmuştu.
1973 genel seçimlerine 8 siyasi parti katılmıştır. Gerek CHP den  Prof. Turan FEYZIOĞLU liderliğindeki Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) gerekse DEMOKRAT PARTİ ve ADALET PARTİSİ’nden ayrılarak kurulan onlarca irili-ufaklı parti  ortaya ‘pek de farklı bir söylem ortaya koyamadıkları, ‘alternatif bir çözüm ‘ vaat edemedikleri için Tabela partisi olmaktan ileri gidememişlerdir.

1973 Seçimleri CHP’nin efsanevi 3.genel başkanı, Mustafa Kemal Atatürk, Mustafa İsmet İnönü’ den sonraki üçüncü ‘ MUSTAFA’sı’ Mustafa Bülent Ecevit İsmet İnönü’nün 1972 yılında genel başkanlığa aday olmayarak başkanlığı devrettiği kişi olarak ve KARAOĞLAN efsanesinin rüzgarıyla seçimlerden birinci parti olarak çıkmış
ve Erbakan’ın MSP’ si ile  koalisyon kurmuştur.
Bülent Ecevit’ in başbakanlığı döneminde Türkiye düzenlediği ‘ barış harekatıyla’ Kıbrıs daki milletdaşlarımıza uygulanan zulme dur diyerek onları hürriyetlerine-bağımsızlıklarına kavuşturmuştur…

Biz bu makalede bir tahlil yapmaya, Türkiye’deki siyasi akımları ve siyasal partileri tanıtmaya bir birleriyle olan benzerlikleri ortaya koymak suretiyle ülkemizdeki siyasi parti enflasyonuna dikkati çekmeye çalışıyoruz. Ülkemizde ocak 2026 itibariyle 188 siyasi parti mevcuttur ve  26 haziran itibariyle 41 
siyasi parti seçimlere girmeye hak kazanmış durumdadır.

Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi kendisini konumlandırdığı Sosyal Demokrat Çizgide faaliyetlerini sürdürmekte. Merkez sağ parti ise ; ‘ siyasal İslamcı/ Milli Görüş geleneğinden gelen ‘ ancak ‘biz milli görüş gömleğini çıkardık’ diyen Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP’ nin içinde hapsedilmiştir. 

2007’ de Mehmet Ağar’ ın  liderliğindeki DOĞRU YOL PARTİSİ ve Erkan Mumcu’nun liderliğindeki ANAVATAN PARTİSİ’ nin birleşerek “ DEMOKRAT PARTİ’yi” yeniden ihya etmek çabaları sonuçsuz kaldı . Bu (BAŞARMADIKLARI )süreci daha sonra;”Erkan Mumcu: Biz Mehmet Ağar'ı kongre salonunda birleşme konuşması için beklerken o Türkçe Olimpiyatları'nda Fetullah Gülen'e övgüler düzüyordu” şeklinde ifade edecekti.

Milli Görüş gömleğini çıkaran AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan , merkez sağ’ı ‘feda eden’ Mehmet AĞAR’ ın da katkısıyla 2007 seçimlerine merkez sağın doğal varisi konumunda girmiştir. Bu fiili durum 19 yıldır devam edegelmektedir.

ÜÇÜNCÜ YOL: TÜRKİYE İÇİN TEK ÇIKAR YOL!

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
1948 yılında kurulan Millet Partisi (MP)’nin temelleri üzerinde varlığını sürdüren Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) isim değişikliğine giderek 8-9 Şubat 1969 tarihinde Adana’da yapılan kurultayda MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ adını almış ve Alparslan Türkeş genel başkanlığa  seçilmiştir.
Milli Doktrin ‘DOKUZ IŞIK’ bu kurultayda deklare edilmiş ve Türk Siyasi Tarihinde yeni bir dönem başlamıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi, bir ‘aksiyon partisi’ olması yönüyle diğer partilerden ‘ farklı olduğunu’ göstermiş, TÜRKÇÜLÜK/MİLLİYETÇİLİK FİKRİYATININ SİYASETTEKİ TEMSİLCİSİ OLMUŞTUR.

Türkeş MHP’ yi kurduktan sonra bir röportajında : “CHP Atatürk'ün Çizgisinden Çıkmamış Olsaydı; Ben MHP'yi Kurmazdım” 

Milliyetçi Hareket Partisi özellikle akademik çevrelerde ve üniversite öğrencileri arasında geniş bir taraftar-sempatizan kitlesine ulaşmış yurdun dört bir yanında beklenilen yankıyı uyandırmıştır.

Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından’ ilkesi ve KANIMIZ AKSA DA ZAFER iSLAM’IN  inancıyla yola çıkan ÜLKÜCÜ GENÇLİK , Anadolu’ yu karış -karış dolaşarak; dağı taşı milliyetçi , ülkücü sloganlar ve BAŞBUĞ TÜRKEŞ, KURTULUŞ TÜRKEŞ’ te yazılarıyla donatmışlardı.

Halk nezdindeki bu tanıtım faaliyetlerinin yanısıra akademik çevreler ve ‘ a k i l  k i ş i l e r ‘ tarafından da fikirlerine-parti proğramlarına itibar edilen  MHP , 1977 genel seçimlerinde  merhum Necip Fazıl KISAKÜREK tarafından da desteklenmiş Alparslan TÜRKEŞ’in Sultanahmet mitingine katılarak “UMUDUM ÜLKÜCÜ GENÇLİK’ te “  demek suretiyle “ yeni adresini” açıklamıştır. MHP 1977 5 Haziran seçimlerinde 16 milletvekili çıkartarak MİLLETİN UMUDU olmak yolunda ilerlemiştir.

Alparslan Türkeş liderliğindeki MHP, 1. Milliyetçi Cephe Hükümetinde (üç milletvekiline sahipken) Başbakan yardımcılığı bir de devlet bakanlığı ile kabinede temsil edilmiştir. 1977’ de kurulan 2. Milliyetçi Cephe koalisyon Hükümetinde ise 16 milletvekiline sahipken Başbakan yardımcılığı ve 5 bakanlıkla temsil edilmiştir.

Alparslan Türkeş, Yılmaz bir mücadele azmi, üstün bir dirayet örneği, bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji, Türk kimliğine ve islamiyete olan sarsılmaz inancı ve Türk Gençliğine olan güveni ile geleceğe ait ümitlerini sürekli diri tutarak atiye yürüyordu.

Türkeş, devlet ve millet meselelerini her türlü ikbal ve çıkarın üzerinde görmüş yetiştirdiği gençleri ve dava arkadaşlarını bu  ülküler etrafında birleştirmiştir. 

Alparslan Türkeş, “ Türkiye’nin ‘Çağlar üzerinden sıçratılarak” bilimde, teknikte, san’atta, medeniyette modern milletlerin en ön safına geçeceğine gönülden inanıyor, TURAN’ı bir hayalden öte, gerçekleşecek bir hedef olarak kabul ediyordu.

O, prensiplerinde tavizsiz, otoriter, insani ilişkilerinde son derece kibar,sevecen ve hoşgörü sahibi idi.
Ülkücü gençlerle EVLADIM der BOZKURTLARIM diye hitap ederdi.

Bu sebepledir ki milyonların  gönlünde taht kurmuş, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar Türk Dünyası’ nda  ve Türk’ün gönül coğrafyasında kendisine sevgi, saygı ve muhabbet beslenmiştir.

Türkeş’in “ uçmağa varışı” cenazesine 3 milyon kişinin katılımıyla milleti ve evlatları nezdindeki yerini ispata yeterli olmuştur.
O,VATANPERVER BİR DEVLET ADAMI ,YÜKSEK SECİYELİ, İNANÇLI BİR KİŞİLİK SAHİBİ BİR LİDERDİ.

TÜRKİYE SİYASETİNDE BÖLÜNMÜŞLÜK 
VE “BİRLEŞMENiN”  ELZEM OLMASI:

Bizim tezimize göre Türkiye’ de ‘ÜÇ ANA AKIM PARTİ’ mevcuttur.
Bu partiler Kuruluş felsefesi ve fikriyatı olarak, Milliyetçi-Halkçı Cumhuriyet Halk Partisi,(HALK FIRKASI) daha sonra kendisini ortanın solunda tanımlayıp sol oylara talip olmuştur.

İkinci siyasi akım Demokrat Parti, Adalet Partisi, geleneğinden gelip 2007’de kendisini adeta imha eden (Merkez Sağ geleneğinin temsilcisi) Doğru Yol Partisi , meydanı Milli Görüş Geleneğinden gelen fakat kendi ifadesiyle ‘ Milli Görüş Gömleğini çıkaran’ Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bırakmıştır.

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’ de  yaklaşık 400 siyasi parti kurulmuş olup halen 188 parti ‘resmi olarak’ faaliyettedir.
İki ‘ana akım’ siyasi parti olarak, Sosyal Demokrat kitleye hitap eden Cumhuriyet Halk Partisi ve ‘merkez sağ/islamcı karışımı’ AKP dikkati çekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün değerlerini özümsemiş olan, Millet ve Devlet’in birliğini savunan, TÜRKÇÜ/ÜLKÜCÜ çizginin siyasetteki temsilcisi olan MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ , Türk siyaset sahnesinde kısmi başarılar elde etmiş olsa da , hak ettiği çoğunluğa ulaşamamıştır.

MHP, yaşadığı (yaşatıldığı) kopmalar ve bölünmeler sonucu ‘güç kaybına uğramış olsa da’ MİLLİYETÇİ cenahın temsilcisi olmaya ve ‘sayısal olmasa da, ‘siyasal ağırlık olarak dominant (belirleyici) olmak halini ‘ sürdürmektedir.

MHP’den ayrılan partilerin veya MHP seçmenine hitap eden (TÜRKEŞÇİ OYLARA TALİP) en az 10 siyasi parti vardır. Bu partilerin toplam oy oranları % 25-30 bandı aralığındadır.

Her biri ayrı bir değer olan bu partilerin genel başkanları ve idareci kadroları boşuna enerji kaybı, kaynak ve emek israfı yerine “ BÜYÜK ÜLKÜ ETRAFINDA” ve ULU ÇINAR’IN GÖLGESİNDE bir araya gelmeli TÜRKÇÜ SİYASET ÇİZGİSİNDE faaliyet gösterecek siyasi oluşum için YÜRÜYÜŞ KERVANINA katılmalıdır.
Sözümüz ve tavsiyemiz tabii ki “ÜÇ ANA AKIM PARTİ’DEN KOPAN” diğer partiler için de geçerlidir.
BİRLİKTE HAYIR, AYRILIKTA AZAP VARDIR.

“YÜZDE YÜZ MÜSLÜMAN, YÜZDE YÜZ TÜRK’ÜM DİYEBİLDİĞİN GÜN CİHAN SENİNDİR.”
Yazımı Ozan ARİF’in şu dizeleriyle noktalamak istiyorum :

Şu Dünyaya Türk gelmenin,
Türk yaşayıp Türk ölmenin,
İslamı da hak bilmenin,
Hiç tadına doyulur mu?

Yorum Yazın

Facebook Yorum

Mustafa Fındık

    iletişime geç

    Mustafa Fındık

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    Mustafa Fındık
    Mustafa Fındık SİYASİ PARTİLER , BÖLÜNMÜŞLÜK VE BUNALIMDAN ÇIKIŞ YOLLARI.
    Yeliz Çelebi Ergin
    Yeliz Çelebi Ergin DOKTORLAR YALAN MI SÖYLÜYOR? YILLARDIR ÇEKTİĞİNİZ AĞRILARIN SEBEBİNİN ASLINDA PSİKOSOMATİK OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?
    Fikret Özdemir /İlahiyatçı - Yazar
    Fikret Özdemir /İlahiyatçı - Yazar BİR TOPLUMUN ÇÜRÜMESİ BİR GÜNDE OLMAZ
    Adnan Tokuç
    Adnan Tokuç ŞAİR EMEL YILMAZ HOCAMIZI İÇTENLİKLE TEBRİK EDİYORUZ!
    Ali Kayadibi
    Ali Kayadibi Bedene kazınmış yoksunluk!
    Haber Vizyon
    KünyeGizlilik PolitikasıAGBRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Vizyon | Yazılım: Onemsoft