Nasslar, Fıkhî Yaklaşımlar ve Toplumsal Etkiler Bağlamında Bir İnceleme
Özet
Rüşvet, İslam hukukunun temel ilkelerinden biri olan adalet anlayışını doğrudan zedeleyen ve toplumsal düzeni bozan ciddi bir hukuki ve ahlaki suçtur. İslam dini, bireyler arası ilişkilerde hakkaniyeti esas almış; bu bağlamda rüşveti kesin delillerle haram kılmıştır. Bu çalışmada rüşvet kavramı; Kur’an-ı Kerim, Sünnet, sahabe uygulamaları ve klasik fıkıh literatürü çerçevesinde ele alınmakta, mezheplerin konuya yaklaşımı ve rüşvetin toplumsal etkileri akademik bir perspektifle değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Rüşvet, İslam Hukuku, Haram, Adalet, Kamu Ahlakı, Kul Hakkı
1. Giriş
İslam hukukunun nihai hedeflerinden biri, bireysel ve toplumsal adaleti tesis etmektir. Bu hedef, “adalet” kavramının hem hukuki hem de ahlaki bir ilke olarak merkezde yer almasını gerekli kılmıştır. Rüşvet ise bu ilkenin ihlaline yol açan en tehlikeli fiillerden biridir. Zira rüşvet, hukuki karar mekanizmalarını etkileyerek haklıyı haksız, haksızı haklı duruma getirebilmekte; kamu düzenini ve güveni ortadan kaldırmaktadır. Bu sebeple rüşvet, İslam hukukunda yalnızca bireysel bir günah değil, aynı zamanda toplumsal bir suç olarak değerlendirilmiştir.
2. Kavramsal ve Teorik Çerçeve
2.1. Rüşvet Kavramı
Rüşvet (الرشوة), Arapça’da “bir işi haksız şekilde elde etmek için verilen menfaat” anlamına gelir. Fıkıh terminolojisinde rüşvet; yetki sahibi bir kimseye, bir hükmü etkilemek veya hak edilmeyen bir menfaati elde etmek amacıyla verilen maddi ya da manevi karşılık şeklinde tanımlanır.
İbn Âbidîn, rüşveti “haklıya zarar vermek veya haksıza menfaat sağlamak için verilen bedel” olarak tanımlamıştır.¹
3. Kur’an-ı Kerim’de Rüşvetin Haramlığı
3.1. Bakara Suresi 188. Ayet
“Aranızda mallarınızı batıl yollarla yemeyin; insanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere rüşvet olarak vermeyin.”
(Bakara, 2/188)
Bu ayet, rüşvetin haramlığını açık ve net biçimde ortaya koyan temel nasslardan biridir. Ayette özellikle “hâkimlere verilmesi” vurgulanarak, adalet mekanizmasının rüşvet yoluyla bozulmasının önüne geçilmek istenmiştir. Kurtubî, bu ayetin rüşvetin her türünü kapsadığını belirtmiştir.²
3.2. Nisâ Suresi 29. Ayet
“Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin.”
(Nisâ, 4/29)
Bu ayet, ekonomik ilişkilerde meşruiyet ilkesini esas almakta; rüşveti de kapsayan tüm haksız kazanç yollarını yasaklamaktadır.
4. Sünnette Rüşvetin Haramlığı
4.1. Rüşvetin Büyük Günah Oluşu
Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Resûlullah, rüşvet alanı da vereni de lanetlemiştir.”
(Tirmizî, Ahkâm, 9; Ebû Dâvûd, Akdıye, 4)
Hadiste geçen “lanet” ifadesi, rüşvetin büyük günahlardan biri olduğuna delalet eder. Hadis, rüşvetin yalnızca alan değil, veren açısından da haram olduğunu ortaya koymaktadır.
4.2. Görev Sebebiyle Alınan Hediyeler
Zekât memuru hadisesinde Hz. Peygamber (s.a.v), kamu görevlilerinin görev sebebiyle aldıkları hediyelerin rüşvet hükmünde olduğunu açıkça ifade etmiştir (Buhârî, Zekât, 82; Müslim, İmâre, 26).
5. Sahabe Uygulamaları ve Tarihî Perspektif
5.1. Hz. Ömer’in (r.a.) Kamu Ahlakı Anlayışı
Hz. Ömer (r.a.), kamu görevlilerinin görevleri süresince edindikleri malları denetlemiş, görevden kaynaklanan haksız kazançları Beytülmal’e iade ettirmiştir.³ Bu uygulama, rüşvetin yalnızca bireysel değil, kurumsal düzeyde de önlenmesi gerektiğini göstermektedir.
6. Mezheplerin Rüşvet Konusundaki Görüşleri
Dört Sünnî mezhep, rüşvetin haramlığı konusunda ittifak halindedir.
• Hanefî Mezhebi: Rüşvet, mutlak olarak haramdır; zorunluluk hâli sadece günahın verenden düşmesine yol açabilir.
• Şâfiî Mezhebi: Rüşvet alan ve aracı olan herkes haram işlemiş sayılır.
• Mâlikî ve Hanbelî Mezhepleri: Rüşvet, kamu düzenine karşı işlenen ağır bir suçtur.
Bu görüş birliği, rüşvet konusunda icmâ bulunduğunu göstermektedir.
7. Rüşvetin Toplumsal ve Hukuki Sonuçları
Rüşvet;
• Adalet ilkesini ortadan kaldırır,
• Kamu güvenini zedeler,
• Liyakati yok eder,
• Kul hakkına sebep olur.
İslam hukukunda bu sebeplerle rüşvet, yalnızca bireysel bir günah değil, toplumsal çöküşe yol açan bir suç olarak değerlendirilmiştir.
8. Sonuç
İslam hukukunda rüşvetin haramlığı, Kur’an, Sünnet, sahabe uygulamaları ve fıkhî icmâ ile kesin olarak sabittir. Rüşvet, adalet ilkesini zedelemesi ve kul hakkına yol açması sebebiyle ağır bir ahlaki ve hukuki suçtur. İslam’ın hedeflediği adil toplum düzeninin tesisi, rüşvetin her türünden arındırılmış bir hukuk ve ahlak anlayışıyla mümkündür.
Kaynakça
1. İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, Dâru’l-Fikr.
2. Kurtubî, el-Câmi‘ li Ahkâmi’l-Kur’ân.
3. İbn Sa‘d, Tabakâtü’l-Kübrâ.
4. Nevevî, Şerhu Sahîh-i Müslim.
5. İbn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetâvâ.
6. Buhârî, el-Câmi‘u’s-Sahîh.
7. Müslim, el-Câmi‘u’s-Sahîh.













Yorum Yazın
Facebook Yorum