ATATÜRK’Ü ANMAK VE
ATATÜRK’ Ü ANLAMAK.
ATATÜRK ALLAH’IN TÜRK MİLLETİ’ NE BİR ARMAĞANIDIR.
20. ASRIN ANLI-ŞANLI LİDERLERİ BİRER BİRER UNUTULURKEN; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN FİKİRLERİ, DEVRİMLERİ VE “EN BÜYÜK ESERİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ “ DİMDİK AYAKTADIR.
Mustafa FINDIK
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak, anlamak, fikirlerini benimsemek inkılaplarını ‘derinlemesine tefekkür edip’ özümsemek her Türk evladının görevidir.
Büyük Atatürk’ ü hürmetle yad ederek, O’nun gösterdiği yolda, ‘Hayatta en Hakiki Mürşit İlimdir’ prensipiyle hareket ederek Türkiye’ yi “ muasır medeniyetler seviyesine” çıkarmaya gayret etmek her Türk gencinin birincil gayesi olmalıdır.
Henüz genç bir Osmanlı subayı iken talip olduğu görevler, Mustafa Kemal’in” şahsi ikbal peşinde koşan bir kişi değil bilakis; milleti için ölümü göze alabilecek cesarette ve fedakarlıkta bir karaktere sahip olduğunu göstermeye yeterlidir.
Atatürk, ilk talip olduğu , gönüllü gittiği cephe olan Trablusgarp’ a giderken de, Filistin cephesi, ve diğer görev yaptığı yerlere giderken de “ önce ülkem ve milletim” düşüncesiyle hareket etmiş
“TÜRKLER ESİR EDİLEMEZ” şiarıyla mil
li güçleri organize etmiş, “Kuvayi Milliye’nin” Sembol ismi ve lideri olmuş, ‘Türk yurdunda’ yeni bir şahlanışın öncüsü olmak suretiyle milletin umudu haline gelmiştir.
Atatürk, gönlünde mensup olduğu asil Türk milletinin yüceltilmesi ülküsünü taşırken; Türk Milleti’nin önüne koyduğu hedeflerle de gelecekte nasıl bir ulus tasavvur ettiğini ortaya koymuş, bu amaca matuf çalışmalar yapmıştır.
Askeri Görevleri ve Cepheler
* Şam 5. Ordu (1905): Kurmay yüzbaşı rütbesiyle mesleki stajına başladı.
* Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı (1909): 31 Mart İsyanı'nı bastıran orduda görev aldı.
Atatürk'ün bilfiil talip olduğu ve öne çıktığı başlıca kritik görevler şunlardır:
* Trablusgarp (Derne) Komutanlığı (1911): İtalya'nın Trablusgarp’ı işgal etmesi üzerine, Enver Paşa ve diğer arkadaşlarıyla birlikte gazeteci kılığı altında gizlice ve gönüllü olarak bölgeye gitti. Tobruk ve Derne'de yerli halkı örgütleyerek İtalyanlara karşı destansı direnişler sergiledi ve daha sonra Derne Komutanlığı'na getirildi. [1, 2]
* Çanakkale Cephesi ve 19. Tümen Komutanlığı (1915): İtilaf Devletlerinin Çanakkale çıkarması öncesinde, Tekirdağ'da bulunan 19. Tümen Komutanlığı görevine kendi ısrarı ve talebi doğrultusunda atanmıştı. Düşmanın nereden çıkacağını isabetle tahmin ederek Conkbayırı'nda, Anafartalar'da inisiyatif almış ve savaşın seyrini değiştirmiştir.
*
* Kafkas Cephesi (1916): Doğu Anadolu'da Rus ilerleyişine karşı, karargâhı Edirne'de olmasına rağmen 16. Kolordu Komutanlığı'na atanmasını talep etmiş ve Muş ile Bitlis'i Rus işgalinden kurtarmıştır.
* Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı (1918): Mondros Ateşkes Antlaşması öncesinde, Filistin Cephesi'nde parçalanma aşamasında olan ordunun başına geçmeyi bizzat Enver Paşa'dan talep ederek üstlenmiş ve İngiliz/Arap kuvvetleri karşısında başarılı bir geri çekilme ve savunma tertibatı almıştır.
* Kurtuluş Savaşı ve Başkomutanlık (1919-1922): Anadolu'ya geçiş sürecinde; bölgedeki otorite boşluğunu doldurmak, halkı örgütlemek ve direnişi tek merkezden yönetmek için 9. Ordu (daha sonra 3. Ordu) Müfettişliği görevini bizzat talep etmiş ve elde ettiği geniş yetkilerle Millî Mücadele'nin fitilini ateşlemiştir.
Atatürk, kariyeri boyunca kabiliyetine güvendiği durumlarda kuvvet komutanlıklarını çekinmeden isteyen ve "Görevin küçüğü büyüğü olmaz, vatan savunması esastır" anlayışıyla hareket eden bir lider olmuştur.
Atatürk’ ü Türk tarihindeki büyük şahsiyetlere benzetecek olursak; O , KÜRŞAD kadar kahraman, Mete Han kadar büyük bir askeri deha, Sultan Alparslan kadar askeri stratejisyen, Ertuğrul Gazi kadar Diriliş sembolü, Fatih Sultan Mehmed Han kadar entellektüel birikim sevdalısı, her koşulda silah arkadaşları ve kurmay heyetiyle istişare yapan ‘meşveretçi/demokrasi aşığı, yeri geldiğinde ‘çelebi ce’ alçak gönüllülüğe sahip, yeri geldiğinde YAVUZCA’ kararlı bir kişilikti demek hiç de abartılı olmaz.
Mustafa Kemal Atatürk Büyük bir Hz. Muhammed hayranı, İslamiyet’in en mütekamil din olduğunun idrakinde, bir kişilik olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını cuma gününe denk getirip Hacı Bayramı Veli Camii’inden tekbirlerle meclise kadar gelerek TBMM kapısında Kur’anı Kerim okunmasının ardından dualarla meclise girilmesini sağlayacak kadar ‘dini hassasiyet sahibi’ bir kişi idi. Mustafa Kemal Atatürk İslam dininin okuyup anlaşılarak milletimizin idrakine sunulmasının daha isabetli olacağını savunmuş bu amaçla ELMALILI HAMDİ YAZIR’ dan Kuran’ın meal ve tefsirini yapmasını istemiş ve kendi şahsi varlığından 10 bin adet meal ve tefsirin Türkiye sathına dağıtılmasını sağlamıştır.
Büyük Atatürk, ‘ Hayatta en Hakiki Mürşid İlimdir’ diyerek her türlü dogmaya karşı bilimin ışığında ,rehberliğinde aydınlığa erişmenin, gerçeğe ulaşmanın yolunu göstermiştir.
Mensubu olmakla iftihar ettiği Türk Milleti’nin , muasır medeniyetler seviyesine gelmeğe gayret etmesi için , “Türk öğün, çalış, güven” diyerek milletine hedef göstermiş, “ muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” vecizesiyle kendine güvenen cesur bir gençlik yetişmesi için özgüven vermeğe çalışmış bir devlet adamıdır.
O büyük devlet adamı mücadelenin ve savaşın gereklerinin bilincinde hareket etmiş, büyük bir strateji dehası olmanın yanısıra halk ile iç-içe, gönül-gönüle olmuş , kendisinin halkına güvendiğini ortaya koyarak halkın ve askerin güvenini de kazanmasını bilmiştir.
Atatürk kurtuluş savaşının kazanılmasının ardından “ YURTTA SULH, CİHANDA SULH” özdeyişiyle barış deklarasyonunu açıklamış, şartlar değişip Hatay ilimizin Türkiye’ye ilhakı söz konusu olduğunda,” 40 ASIRLIK TÜRK YURDU DÜŞMAN ELİNDE KALAMAZ” diyerek hasta yarağından kalkarak Tren ile Adana’ ya kadar giderek birleşmenin(ilhakın) hızlanmasına katkıda bulunmuştur.
DÜNYA ÜZERİNDE “EN BÜYÜK ANTİ EMPERYALİST OLARAK TANINIYOR”
Dünya üzerinde 35 ülkede heykeli bulunan, 120 caddeye ve 35 meydana adı verilen tek lider Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Atatürk’ü tanımak içinNutuk eseri, TBMM tutanakları, değişik zamanlarda irad ettiği beyanatları başta olmak üzere Okuduğu 4 bine yakın kitap ve hakkında bütün dünyada yazılmış olan onbinlerce kitap büyük Önder Atatürk’ün kişiliğ hakkında bizlere İpuçları vermektedir.
ATATÜRK KATIKSIZ BİR TÜRKÇÜ, MUHTEŞEM BİR HÜMANİST VE HER ŞEYDEN ÖNCE BÜYÜK BİR VATANPERVER OLMASI ÖZELLİĞİYLE DÜNYA DURDUKÇA TÜRKLERE ÖNDER, VE TÜM DÜNYANIN GIPTA İLE BAKIP TAKDİR ETTİĞİ ÖRNEK BİR LİDER OLMAĞA DEVAM EDECEKTİR.













Yorum Yazın
Facebook Yorum