<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Haber Vizyon</title>
        <link>https://www.habervizyon.de/</link>
        <description>Haber Vizyon</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>DACHAU&#039;DA HARİKA BİR TÜRK RESTORANI ANATOLYA</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/dachauda-harika-bir-turk-restorani-anatolya-1873</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/dachauda-harika-bir-turk-restorani-anatolya-1873</guid>
                <description><![CDATA[Efendim yaklaşık 1 ay önce işte bu güzel beldede ‘Anatolya’ adında bir Türk restoranı hizmete girdi. Münih’te tanınan ve sevilen dürüst esnaflarımızdan Suat Aydın tarafından faaliyete geçirilen Anatolya Restoran’ın aşçısı ise Münih’te mutfak kültürüne yeni bir anlayış getiren; yemeklere anlam katan star aşçı Ertuğrul Dede oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ff0000"><strong>Adnan Tokuç / Dachau - Gastronomi Tanıtım Haber</strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Münih’e bağlı bir banliyö kasabası olan Dachau; doğal güzellikleriyle büyüleyen bir belde olarak tanınır. Ayrıca Dachau’a bağlı küçük köyler, bilhassa yaz ayları cennetten bir köşedir. Oraları gezenler bilir; gidenler harikulade doğa güzellikler karşısında büyülenir ve bir daha geri dönmek istemezler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BÜYÜLÜ BELDE</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben de bugün bir tanıtım haberi için; o güzel belde Obergrasshof’a yolum düştü. Obergarsshof Dachau’a üç kilometre mesafede küçük ama çok şirin bir köy… Ormanı, deresi ve yürüme yolları ile her mevsim doğaseverleri istilasına uğrayan adeta cennetten bir köşe…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞEF ERTUĞRUL USTA FAKTÖRÜ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Efendim yaklaşık 1 ay önce işte bu güzel beldede ‘Anatolya’ adında bir Türk restoranı hizmete girdi. Münih’te tanınan ve sevilen dürüst esnaflarımızdan Suat Aydın tarafından faaliyete geçirilen Anatolya Restoran’ın aşçısı ise Münih’te mutfak kültürüne yeni bir anlayış getiren; yemeklere anlam katan star aşçı Ertuğrul Dede oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YEMEKLERE ANLAM KATAN USTA</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir restoranın mutfak şefi Ertuğrul Dede ise; o zaman fazla bir tartışmaya girmeden o restorana gidip, büyük bir keyif içinde Ertuğrul Usta’nın hazırladığı yemeklerden yiyeceksiniz. Adeta bir görsel ve tatsal şölen yaşatırsınız midenize. Mutfak konusunda çok usta bir isim olan Ertuğrul Usta’nın restoranın her köşesinde imzasını görmek mümkün. Bir&nbsp; de; hiç bir yerde bulamayacağınız&nbsp; Ertuğrul Usta'nın hünerli elleriyle hazırladığı 'Tuzda Tavuk'. 'Tuzda Balık' ve 'Tuzda Tandır' spesiyelitelerini; iştahla yiyebilirsiniz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">DÜRÜST VE KALİTE DÜŞKÜNÜ BİR İŞLETMECİ; SUAT AYDIN</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Anatolya’nın işletmecisi Suat Aydın ise; kalite ve sunum konusunda tam bir idealist. Para odaklı olmaktan çok; gelen misafirlere harika bir atmosferde, kaliteli yemek ikram etmenin peşinde. Bilhassa mutfakta işlenilen gıdaların oldukça kaliteli olmasına özen gösteren tecrübeli işletmeci&nbsp;Suat Aydın; ‘Millet ürünü&nbsp;daha ne kadar ucuza alırımın hesabını yaparken; ben ve ekibim, gelen misafirlerimize fiyat konusu yapmadan, daha nasıl kaliteli yemek sunarız; onun peşindeyiz’ diyor. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İSRAFA KAÇMADAN ÖLÇÜLÜ VE KALİTELİ HİZMET ANLAYIŞI</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mutfak sunum olarak da Türk, Arap ve Kürt yemekleri üzerine yoğunlaştıklarını ve bu konuda oldukça iddialı olduklarını söyleyen tecrübeli işletmeci&nbsp;Suat Aydın; yemekte kullandıkları her ürünün ise on numara kalitede ifade ediyor. İşletme olarak fazla israfa kaçmadan, kaliteli hizmetin hakkını vermeyi öncelediklerini belirten tecrübeli işletmeci Suat Aydın; kaliteyi sunarken de tasarruf yapılabileceğinin altını çiziyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RAHAT VE FERAH BİR AMBİYANS</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Anatolya Restoran içerisi yüz kişilik kapasiteyle oldukça ferah bir ambiyana sahip. Masa örtüleri ile; gayet güzel bir görünüme sahip ana salonun dışında bir de ileride kullanılmak üzere bir şark köşesi düşünülüyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÇOCUKLARA DEV BİR OYUN PARKI</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaz aylarında faaliyete geçecek olan bahçe terası da yüz kişilik bir kapasiteye sahip. Çocuklar için özel olarak hazırlanmış oyun parkının çok büyük olması da; yemek yemeğe gelen aileler için harika zaman geçirmek için bir fırsat.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KAHVALTI VE GÖZLEME BİR EFSANE</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Pazar günleri Anatolya’nın sunduğu kahvaltı ise kelimenin tam anlamıyla ‘Şampiyonlar Ligi’ gibi. Ertuğrul Ustayı tanıyanlar onun kahvaltı servisine ne kadar özen gösterdiğini bilirler. Daha tam olarak faaliyete geçmese de; Anatolya Restoranı önümüzdeki haftalarda ‘Kumda Kahve’ ikramı ile gelen misafirlere bir keyif yaşatmak istiyor. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HAFTA SONLARI NEY VE KANUN İLE TÜRK SANAT MÜZİĞİ RESİTALİ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hafta sonları ise Münih’in iki güzide müzisyeni Kanuni Zeki ile Neyzen Nejat Şansal’ın Türk Sanat Müziği resitali ile gelen misafirlere ayrı bir kalite yaşatıyorlar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RAMAZAN AYINA ÖZEL HAZIRLIK</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Restoran Anatolya yönetimi Ramazan ayına özel sürprizlerle hazırlanıyor. Bilhassa çocuklara yönelik ‘Hacıvat - &nbsp;Karagöz’&nbsp; oyunu Ramazan ayı boyunca gelen misafirlerin beğenisine sunulacak. Evet; ben gittim ve gördüm. Harika bir restoran ve harika bir konsept ile faaliyete geçen Anatolya; hakikatten ziyaret etmeye değer bir mekan. Gidin zaten farkını daha kapıdan adımınız atar atmaz göreceksiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İletişim: Obergrashof 1 A / 85221 Dachau</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">www. anatoliaorientoase.de </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tel.:08131 - 3161336 / Mobil: 015235 788 777</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/anatol3.jpeg" style="height:585px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/anatol1.jpeg" style="height:570px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/anatol2.jpeg" style="height:1061px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/anatol5.jpeg" style="height:629px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Anatolya'nın sembolü ise kilim, nar ve ateş olarak tasarlanmış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">FOTO GALERİ:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/opo1.jpeg" style="height:1067px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/opo4.jpeg" style="height:800px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/opo5.jpeg" style="height:800px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/opo6.jpeg" style="height:800px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/opo7.jpeg" style="height:800px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/opo8.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/opo10.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/opp2.jpeg" style="height:398px; width:800px" /></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Dec 2025 00:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2025/12/dachauda-oh-my-god-diyeceginiz-bir-turk-restorani-hizmete-girdi-1766007528.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Moosburg&#039;un Sevilen Gastronom İş Adamı Hasan Geleş &#039;Kaliteden Asla Ödün Yok&#039; Diyor!</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/moosburgun-sevilen-gastronom-is-adami-hasan-geles-kaliteden-asla-odun-yok-diyor-981</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/moosburgun-sevilen-gastronom-is-adami-hasan-geles-kaliteden-asla-odun-yok-diyor-981</guid>
                <description><![CDATA[Bugün sizlere inşaat sektöründeyken bir anda kendini gastronomi sektöründe bulan Afyonlu bir gurbetçi insanımızdan bahsedeceğim. Afyon Sandıklı'da dünyaya gelen Hasan Geleş'i babası çok küçük yaşta Almanya'ya getirmiş.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ff0000"><strong>Gastronomi Tanıtım haber Merkezi / Moosburg</strong></span></p>

<p>Moosburg Bavyera'nın şirin bir kasabası. Landshut ile Münih arasında bir yerde bulunuyor. Münih'e de yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta. Bu kasabada Türk nüfusu da genel nüfusun yüzde 10'nuna tekabül ediyor.</p>

<p><strong>Türk İşletmeler Alman Ekonomisine Ciddi Katkılar Sunuyor!</strong></p>

<p>Bu bölgede yaşayan Türkler artık ilk gelen kuşak gibi işçi değil. İkinci ve üçüncü kuşak Türkler artık işveren pozisyonuna yükselerek; Alman ekonomisine ciddi katkı sunuyorlar. Çoğu gastronomi alanında iş tutan Türkler; temizlik ve hizmet sektöründe de ciddi bir şekilde pay sahibiler. Taksi ve diğer ulaşım hizmetlerinde de Türkler'in azımsanmayacak&nbsp;bir hakimiyeti söz konusu. Şu anda Almanya'da çok ciddi bir Türk sermayesi mevcut bu sermaye de her yıl katlanarak daha da büyüyor.</p>

<p><strong>İnşaat Sektöründe Kazanılan Tecrübe </strong></p>

<p>Bugün sizlere inşaat sektöründeyken bir anda kendini gastronomi sektöründe bulan Afyonlu bir gurbetçi insanımızdan bahsedeceğim. Afyon Sandıklı'da dünyaya gelen Hasan Geleş'i babası çok küçük yaşta Almanya'ya getirmiş. Burada ilk, orta ve liseyi büyük bir başarıyla bitiren Hasan Geleş değişik branşlardaki ticari faaliyetlerinden sonra inşaat sektörüne el atmış. İnşaat sektöründe çok başarılı işlere imza atan Geleş; 2006 yılında Moosburg'un merkezinde oldukça büyük bir bina satın alır. Daha sonra bu binada şimdiki yapacağı işin temellerini atmaya başlayan Hasan Geleş; hiç bilmediği bir sektöre bir ahbabının telkiniyle giriyor.</p>

<p><strong>Moosburg'un Merkezinde Büyük Bir Bina Satın Alıp Nargile Bar Açıyor</strong></p>

<p>Bu sektörde ciddi paralar kazanan Geleş daha sonra yanında çalışan personelinin de telkiniyle 2006 yılında satın aldığı binanın alt katına Mog 68 Shishalounge adında bir Nargile Bar'ı açmış. İlk önceleri pek anlamadığı bu sektörde oldukça zorluk çeken Hasan Geleş; zamanla işin inceliklerini öğrenmeye başlamış. Nargile dükkanının yanına bir de İmbiss açan Geleş; kazancının büyük bir kısmını gastronomiden sağlamaya başlayınca; bu işi büyütmeye karar vermiş.</p>

<p><strong>Çevresinde Çalışkan ve Dürüst Olarak Tanınıyor</strong></p>

<p>Döner, Pizza ve Burger gibi Almanlar'ın çok sevdiği yiyecekleri yapıp bir de evlere servise başlayınca; artan talebi yetiştirmekte güçlük çekmeye başlamış. Araç ve personel sayısını artıran Hasan Geleş; çevresinde işini severek yapan ve oldukça dürüst bir kişi olarak tanınıyor. İşini yaparken daha iyisi nasıl yapılır diye devamlı fikir egzersizleri yapan Hasan Geleş; inşaatçı oluşunun çok faydasını görmüş. Dışarıda üçe yaptıracağı işi kendisi yapınca hem daha ucuza gelmiş hem de işi çok daha süratli bir şekilde tamamlanmış.</p>

<p><strong>Müşteri Memnuniyeti Hep Ön Planda</strong></p>

<p>Yaptığı iş ne olursa olsun; kaliteli olmasına dikkat eden gastronom Geleş; yeni yatırımlardan asla geri durmuyor. Yanında çalıştırdığı personelin rahat bir ortamda çalışmasına oldukça önem veren patron Geleş; müşteriye de ürünün en kalitelisini sunarken hizmet de aksama olmamasına çok dikkat ediyor. Gelen misafirleri güleryüzle karşılayıp onların istekleriyle birebir ilgilenen Hasan Geleş; Moosburg kasabasında hemen hemen herkesin saygı duyduğu bir isim olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Kaliteli Hizmet; Kaliteli Araç ve Gereçlerle Sunulur</strong></p>

<p>Gastronomi alanında müşteriye hizmet verirken; envanterinde bulunan araç ve gereçlerin de en pahalısını aldığını söyleyen Geleş; ucuz araç ve gereçlerle çalışmanın kendisine ve işletmesine çok pahalıya patladığını ve bir yerden belki para tasarruf ederken öte yandan hizmetin kalitesinde ve hızında büyük aksamalar meydana geldiğini belirtiyor. Ucuz araç ve gereçlerin her zaman işi yavaşlattığını belirten Hasan Geleş; kaliteli hizmeti bir de hızlı bir şekilde sunmanın zamandan tasarruf ettirdiğini söylüyor. Yeni işe başlayacak olan Türk esnaf adaylarına da seslenen Hasan Geleş; para kazanırken müşteri memnuniyetini de asla ihmal etmemeleri belirtti.</p>

<p><strong>Başarılarının Devamını Diliyoruz</strong></p>

<p>Gastronomi maalesef çok yorucu ve kolay olmayan bir sektör. Bu sektör insanı çok çabuk yıpratabiliyor. Ama Hasan Geleş artık işinin ehli bir profil çiziyor. Biz de Habervizyon yazı ailesi olarak; oldukça idealist ve çevresindeki insanlara son derece saygılı, paylaşımcı bir ruha sahip olan bu müteşebbis esnafımız Hasan Geleş'e bizler de başarılarının devamını diliyoruz.</p>

<p><strong>İletişim adresi:</strong></p>

<p><strong>Mog 68 Shishalounge</strong></p>

<p><strong>Herrnstr 20 / 85368 Moosburg an der isar</strong></p>

<p><strong>Tel.: 0176 246 74 806</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/hasan4.jpg" style="height:540px; width:800px" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/hasan1.jpg" style="height:800px; width:600px" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/hasan2.jpg" style="height:600px; width:800px" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/hasan5.jpg" style="height:600px; width:800px" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/hasan3.jpg" style="height:600px; width:800px" /></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jul 2024 01:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2024/07/moosburgun-sevilen-gastronom-is-adami-hasan-geles-kaliteden-asla-odun-yok-diyor-1721601251.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ünlü Aşçı Cahit Kaya Münih&#039;te Kaya&#039;s Restoranı Hizmete Açtı</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/unlu-asci-cahit-kaya-munihte-kayas-restorani-hizmete-acti-612</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/unlu-asci-cahit-kaya-munihte-kayas-restorani-hizmete-acti-612</guid>
                <description><![CDATA[Münih'in sevilen aşçılarından Cahit Kaya; uzun bir aradan sonra ara verdiği lokantıcılık işine harika bir mekanla geri döndü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ff0000"><strong>Gastro Haber Merkezi - Münih</strong></span></p>

<p>Münih'in sevilen aşçılarından Cahit Kaya; uzun bir aradan sonra ara verdiği lokantıcılık işine harika bir mekanla geri döndü. Marmaris Restoran ile tanınan ve sempatik tavırları ile de çok sevilen Cahit kaya; gastronomi alanından bir müddet uzak kaldıktan sonra Hermann-Lingg-Str 13 numarada bulunan ve kendi adını taşıyan Kaya's restoranı Münihliler'in hizmetine açtı. Yaklaşık 40 iç mekan, 25 dış teras olmak üzere toplamda 65 kişi kapasiteli olan restoranda, ızgara çeşitleri de dahil olmak üzere Türk mutfağının leziz yemekleri de gelen misafirlere Cahit Usta farkıyla sunulacak. Hergün açık büfenin yer alacağı Kaya's restoranda günlük ve taze çorbalar da mönü de bulunacak. İşkembe çorbası da günlük olarak mönüde yerini alacak.</p>

<p><strong>'Yeni Bir Heyecanla Yola Koyulduk'</strong></p>

<p>Türk mutfağının sevilen yemeklerinden de günlük ve taze olarak yapılacağını söyleyen tecrübeli aşçı Cahit Kaya Münihliler'e de seslenerek şunları söyledi: 'Gastronomi işi her ne kadar meşekkatli de olsa; bu işi severek yapmak, zorlukları kolay hale getiriyor. Ben de uzun yıllar aşçı olarak hizmet verdiğim Münihliler'e tekrardan bu alana-da hizmet vereceğim için oldukça mutluyum. Türk mutfağını sevenleri yine mekanımızda ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağımın bilinmesini isterim.'</p>

<p><strong>İletisim Adresi:</strong></p>

<p>Hermann-Lingg-Str 13 - 80336 München</p>

<p>Telefon: 089 - 5126 73 47</p>

<p>İnstagram - @kayasmuenchen</p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/kaya1.jpg" style="height:490px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/kaya3.jpg" style="height:491px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/kaya2.jpg" style="height:394px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/kaya5.jpg" style="height:389px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/kaya4.jpg" style="height:389px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Apr 2023 21:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2023/04/unlu-asci-cahit-kaya-munihte-kayas-restorani-hizmete-acti-1682448485.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DERMANN ÇOK YAKINDA HİZMETE GİRİYOR</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/dermann-cok-yakinda-hizmete-giriyor-366</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/dermann-cok-yakinda-hizmete-giriyor-366</guid>
                <description><![CDATA[Münih ve çevresinin tanınmış iş adamlarından Ebubekir Kaya, Münih yakınlarındaki Holzkirchen kasabasında harika bir gastronomi mekanını çok yakında hizmete açıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#ff0000">Gastro Haber Merkezi / Holzkirchen</span></strong></p>

<p>Münih ve çevresinin tanınmış iş adamlarından Ebubekir Kaya, Münih yakınlarındaki Holzkirchen kasabasında tam teşekküllü&nbsp;bir gastronomi mekanını çok yakında hizmete açıyor. 'Dermann' adını verdiği mekanın tüm işleriyle&nbsp;en ince ayrıntısına kadar bizzat kendi ilgilenen Ebubekir Kaya, mekanın ambiyansı ve iç donanımının dört dörtlük olması için hiçbir masraftan kaçınmadı.</p>

<p><strong>TEMİZ VE ŞIK AMBİYANS</strong></p>

<p>Daha şimdiden yoldan geçenlerin meraklı bakışlarına maruz kalan Dermann adlı mekan; Holzkirchen ve çevresinde temizliği ve şık görünümü ile çok iş yapacağa benziyor. Dermann'da Türk usulü Fast Food yiyeceklerin taze olarak yapılıp sunulacağının bilgisini veren Ebubekir Kaya, çok yakında örnek Türk gastronomisi ile Güney Bavyera bölgesinde hizmet vermeye başlayacaklarını ve bundan da büyük bir heyecan duyduğunu ifade etti.</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Adres:&nbsp;Münchener Str. 63 83607 Holzkirchen</strong></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/ebubekir.jpg" style="height:529px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 01:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2022/04/dermann-cok-yakinda-hizmete-giriyor-1651185679.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünyasu ürünleri sektörü Barselona’da bir araya geldi.</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/dunyasu-urunleri-sektoru-barselonada-bir-araya-geldi-362</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/dunyasu-urunleri-sektoru-barselonada-bir-araya-geldi-362</guid>
                <description><![CDATA[Su ürünleri sektöründe dünyanın en önemli fuarı olarakkabul edilen ve 27 yıl Brüksel’de düzenlenen Seafood Expo Global, bu kezİspanya’nın Başkenti Barcelona’da kapılarını açtı. Dünya genelinden 2 bininüzerinde firmanın katıldığı fuar, dünyanın birçok ülkesinden sektörprofesyonellerini bir araya getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ff0000"><strong>Tamer Coşkun - Gastro Haber Merkezi</strong></span></p>

<p><strong>SeafoodExpo Global fuarında Türkiye farkındalık yarattı</strong></p>

<p>Su ürünleri sektöründe dünyanın en önemli fuarı olarakkabul edilen ve 27 yıl Brüksel’de düzenlenen Seafood Expo Global, bu kezİspanya’nın Başkenti Barcelona’da kapılarını açtı. Dünya genelinden 2 bininüzerinde firmanın katıldığı fuar, dünyanın birçok ülkesinden sektörprofesyonellerini bir araya getirdi.</p>

<p>Pandemi nedeniyle iki yıl ara verilen fuara,varyantlar nedeniyle karantinada bulunan Çin ve yaklaşık üç aydır yaşanan savaşnedeniyle Ukrayna ve Rusya’dan beklenen katılımın olmadığı belirtilirken,İSHİB’in milli katılım organizasyonu ile Türkiye’nin önde gelen 15 firmasıürünlerini sergiledi.</p>

<p>Türkiye’nin Sea Food Fuarlarında her yıl farkınıortaya koyduğunu belirten İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamullerİhracatçıları Birliği (İSHİB) Başkanı Müjdat Sezer, “Daha önce 27 yılBrüksel’de düzenlenen fuar, 2020 yılında Barselona’da gerçekleştirilecekti.Ancak Kovid-19 salgını nedeniyle düzenlenemedi. Sektörde fuara yönelik uzunsüredir bir beklenti vardı. Çünkü ürünlerimizin dünya pazarlarında yer aldığıen önemli fuarların başında geliyor. Milli katılım organizasyonunu birliğimizinyaptığı fuara bu yıl Türkiye sektörün önde gelen on beş firmasıyla katıldık.Firmalarımız ilgiden oldukça memnun. Zaten Türkiye su ürünlerinde AB’nin liderülkesi” dedi.</p>

<p>Su ürünleri ihracatının pandemi döneminde dahi artarakdevam ettiğini belirten İSHİB Başkan Yardımcısı Oğulcan Kemal Sagun da sektörünihracat performansını şöyle özetledi:</p>

<p>“Mart ayında sektörümüzün ihracatı geçen yılın aynıayına oranla yüzde 5 artarak, 116 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Mart2022 döneminde ise ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,2oranında artışla 204 milyon dolardan 351 milyon dolara yükseldi. İlk 3 aylıkdönemde en fazla ihracatı 50 milyon dolar ile İtalya, 41 milyon dolar ileBirleşik Krallık, 35 milyon dolar ile Hollanda, 32 milyon dolar ile Yunanistan,21 milyon dolar ile Rusya Federasyonu’na gerçekleştirdik. Ürün bazındabaktığımızda ise yine aynı dönemde en fazla ihracatı gerçekleştirilen ürünler130 milyon dolar levrek, 99 milyon dolar çipura, 28 milyon dolar orkinos ve 15milyon dolar alabalık şeklinde sıralandı.”</p>

<p><strong>On iki aylık ihracat 1.5 milyar dolar</strong></p>

<p>Sektörün son 12 aylıkihracatını da değerlendiren Sagun, “Geriye dönük on iki aylık ihracatımızihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30,5 artarak 1 milyar446 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde en fazla ihracat yaptığımız ülkeler ise196 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 174 milyon dolar ile İtalya, 155 milyondolar ile Birleşik Krallık, 131 milyon dolar ile Hollanda, 107 milyon dolar ileYunanistan oldu” diye konuştu.</p>

<p><strong>Çin pazarı sektörün iticigücü olacak</strong></p>

<p>Orkinos ihracatı ileJaponya’da önemli pay alan Türkiye’nin, Çipura, Levrek ve Alabalık’ta AB’ninlideri olduğuna değinen Sagun, son 12 aylık ihracatta ilk sırada yer alan RusyaFederasyonu da bizim en önemli pazarımız. Ancak Rusya ve Ukrayna arasındayaklaşık üç aydır devam eden savaş nedeniyle rakamlarda biraz gerileme yaşansada savaşın sona ermesiyle yeniden eski hızına kavuşacağına inanıyoruz. Öteyandan bazı ürün çeşitlerindeki kısıtlamalar nedeniyle sınırlı ihracatyapabildiğimiz Çin pazarından oldukça ümitliyiz. Ürün skalasının genişlemesihalinde Çin pazarı, sektör ihracatının itici gücü olacak” dedi.</p>

<p><strong>İSHİB Yönetim Kurulufuara geniş katılım gösterdi</strong></p>

<p>Fuarı ziyaret ederek,katılan Türk firmalarının stantlarını gezerek başarılar dileyen Türkiye’ninBarselona Başkonsolosu Selen Evcit, Ticaret Ataşeleri Nurdan Çamlıbel Aydın veMehmet Örnek, daha sonra İSHİB Başkanı Müjdat Sezer, Başkan Yardımcıları TeomanDurukan ve Oğulcan Kemal Sagun, Yönetim Kurulu Üyeleri Ömür Oral, VehbiMerzeci, Mustafa Alper Şölen ve TİM Su Ürünleri Sektör Konseyi Başkanı AhmetTuncay Sagun ile bir araya gelerek, sektör hakkında bilgi aldılar.</p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/see1.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong>İSHİB BaşkanıMüjdat Sezer ve yönetim kurulu üyeleri, fuarı ziyaret eden Türkiye’ninBarselona Başkonsolosu Selen Evcit’e teşekkür plaketi takdim etti.</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/see2.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong>Türkiye’nin Barselona Başkonsolosu Selen Evcit, fuara katılan firmaları ziyaret ederek birer plaket verdi</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/see3.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.habervizyon.de/public/images/detay/see4.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong>Türkiye’ninBarselona Başkonsolosu Selen Evcit, İSHİB Yönetim Kurulu ile sektörü değerlendirdi.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Apr 2022 12:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2022/04/dunyasu-urunleri-sektoru-barselonada-bir-araya-geldi-1651052567.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YILDIZ DERİN; &#039;ÜLKEME KESİN DÖNÜŞ YAPMAKTAN ASLA PİŞMAN DEĞİLİM&#039;</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/yildiz-derin-ulkeme-kesin-donus-yapmaktan-asla-pisman-degilim-201</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/yildiz-derin-ulkeme-kesin-donus-yapmaktan-asla-pisman-degilim-201</guid>
                <description><![CDATA[1999 yılında gittiği Almanya’dan ülkesine gıda mühendisi olarak dönen Yıldız Derin, şimdilerde Ege bölgesinin en büyük mandıralarından olan Hassüt’ün bünyesinde üst düzey yönetici olarak görev yapıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#ff0000">Haber Merkezi - Söke</span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uzun yıllar Almanya’nın Freising şehrinde&nbsp;yaşadıktan sonra Türkiye’ye kesin dönüş yapan Ispartalı Yıldız Derin; ‘Ülkeme dönmekten dolayı oldukça mutluyum’ diyor. 1999 yılında gittiği Almanya’dan ülkesine gıda mühendisi olarak dönen Yıldız Derin, şimdilerde Ege bölgesinin en büyük mandıralarından olan Hassüt’ün bünyesinde üst düzey yönetici olarak görev yapıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Weihenstephan’da Gıda Mühendisliği Okudu</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Almanya’nın Freising şehrinde konuşlu bulunan ve Bavyera eyaletinin en prestijli süt ürünleri firması olan ‘Weihenstephan’da 'Weihenstephan-Triesdorf University of Applied Sicience' üniversitesinde gıda mühendisliği bölümünü&nbsp;büyük bir başarıyla bitiren Yıldız Derin; geldiği Türkiye’de branşına uygun bir şirket olan Hassüt de mesleğini sürdürüyor. Ülkeye kesin dönme kararı aldığında yakınlarının kendisine ‘Almanya bırakılıp da Türkiye’ye dönülür mü’ şeklindeki eleştirilere aldırmadan kesin dönüşü gerçekleştiren Yıldız Derin; ‘Ülkeme döndüğüm için inanılmaz mutluyum. Şayet burada geçerli bir mesleğiniz varsa, sıkıntı çekmeden paşa paşa yaşarsınız’ diye ifade ediyor görüşlerini. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Günlük İşlem Hacmi 5 İla 10 Ton</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Söke’nin hatırı sayılır mandırası olan Hassüt’ün günlük süt işlem hacminin 5 ila 10 ton arasında olduğunu belirten Yıldız Derin; işlenen sütün süzme yoğurt, tereyağı ve beyaz peynir olarak tüketicilere ulaştırılmak üzere satışa sunduklarını söylüyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Ürünleri Semt Pazarlarında Satın Almak Mümkün</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aile şirketi olarak 1995 yılında kurulan ve 26 personelin çalıştığı Hassüt’ün tüm ürünlerini semt ve şehir pazarlarında satın alınabileceğini söyleyen Yıldız Derin, bilhassa beyaz peynirlerinin Antalya ve Muğla’nın hemen hemen tüm otellerinde; otel müşterilerine sunulduğunu belirtiyor. Hassüt Şirketinde işe başladıktan kısa bir süre sonra bir çok yeni uygulama ile pazarda fark yarattıklarını söyleyen gıda mühendisi Yıldız Derin şöyle konuştu; 'Sağolsunlar şirketin sahipleri aldığım her kararın arkasında durarak bana inanılmaz destek oldular&nbsp;ve beni motive ettiler.'</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Bir Başkadır Benim Memleketim</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2014 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yapan ve Söke’de yaşamaktan oldukça mutlu olduğunu söyleyen Yıldız Derin; ‘Ege bölgesini çok seviyorum. Bana göre Ege bölgesi, dünyada yaşanacak en güzel yerlerden biridir’ diye ifade ediyor görüşlerini.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.egedenavrupaya.com/public/images/detay/hass%C3%BCt2.jpg" style="height:669px; width:800px" /></p>

<p>Türkiye'ye kesin dönüş yapan gıda mühendisi Yıldız Derin Almanya Freising şehrinde de yakın ahbabı olan ve yakın zaman Kuşadası'na yerleşen Gazeteci Yazar Ayşe Sökülmez ile birlikte görülüyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 May 2021 19:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2021/05/yildiz-derin-ulkeme-kesin-donus-yapmaktan-asla-pisman-degilim-1620319646.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Sağlık çalışanlarına talep 80 milyona çıkacak”</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/saglik-calisanlarina-talep-80-milyona-cikacak-101</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/saglik-calisanlarina-talep-80-milyona-cikacak-101</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa İş Gücü Piyasası tarafından yayınlanan rapora göre, sağlık alanında en fazla eksiklik Hemşirelik alanında olurken, 2030 tahminlerine göre ise dünyada 80 milyon sağlık personeline ihtiyaç duyulacak. Raporu derleyen Prof. Dr. Fatma Eti Aslan, ülkelerin sağlık alanındaki açıklarının o ülkenin demografik yapısıyla bağlantılı olduğunu söyleyerek, Avrupa’da sağlık kariyeri yapmak isteyenlere önemli tavsiyelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style=”font-family:times new roman,serif”>Avrupa İş Gücü Piyasası tarafından yayınlanan rapora göre, sağlık alanında en fazla eksiklik Hemşirelik alanında olurken, 2030 tahminlerine göre ise dünyada 80 milyon sağlık personeline ihtiyaç duyulacak. Raporu derleyen Prof. Dr. Fatma Eti Aslan, ülkelerin sağlık alanındaki açıklarının o ülkenin demografik yapısıyla bağlantılı olduğunu söyleyerek, Avrupa’da sağlık kariyeri yapmak isteyenlere önemli tavsiyelerde bulundu. </span></p>

<p><span style=”font-family:times new roman,serif”>Avrupa’nın 30 ülkesinde sağlık personeli açığına yönelik yapılan ve pandemi dönemini kapsayan Avrupa İş Gücü Piyasası (AİGP) 2020 raporu, yayınlandı. Raporda; İngiltere ve Almanya başta olmak üzere birçok ülke değerlendirme kapsamına alırken, rapora göre hemşirelik çalışanları 30 ülkenin 18’inde en fazla ihtiyaç duyulan meslek olarak görülmekte ve bunu sırasıyla pratisyen hekimler, sağlık bakım personeli ve hemşire yardımcıları takip etmekte. Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Bankası’nın tahminlerine göre de 2030 yılında dünya çapında sağlık çalışanlarına olan talebin 80 milyona çıkacağı ve bunun sadece 65 milyonunun karşılanabileceği uyarısı yapılmakta. Geriye 15 milyon sağlık çalışanı açığının bulunacağı ve en yüksek açığın ise üst ve orta gelirli ülkelerde yaşanacağı öngörülmekte.  </span></p>

<p><span style=”font-family:times new roman,serif”>AİGP raporunu derleyen Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Eti Aslan, tüm alanlardaki toplam sağlık personeli açığının en fazla Danimarka, İspanya, Estonya, Finlandiya, Lüksemburg, Hollanda ve Norveç gibi ülkelerde olduğunu söyledi. Avrupa’da sağlık kariyeri yapmak isteyenler için en büyük engelin dil eğitimi olduğunu belirten Aslan, ”Örneğin, İngiltere’de,<strong> </strong>açık bulunan meslekler sıralamasında fizyoterapistler 62’nci, dil ve konuşma terapistleri 14’üncü, Hemşireler 47’nci, ve Sosyal hizmet çalışanları ise 87’nci sırada yer almaktadır” dedi. </span></p>

<p><strong><span style=”font-family:times new roman,serif”>”ALMANYA’DA EN FAZLA AÇIK, FİZYOTERAPİ VE HEMŞİRELİK ALANINDA”</span></strong></p>

<p><span style=”font-family:times new roman,serif”>Türkiye’den sağlık personeli talebinin en çok Almanya’dan geldiğini ifade eden Prof. Dr. Fatma Eti Aslan, bu talebin Almanya’daki Türk nüfusundan ve eski neslin Almanca bilmemesinden kaynaklandığını söyledi. Aslan, ”Almanya’da bulunan ilk Türk jenerasyon, Almanca bilmiyor ve bu jenerasyon şimdi kronik hastalıklara sahip. Fizyoterapiye, hemşirelik bakımına ihtiyaçları var şuanda ama bir kelime Almanca bilmiyorlar. Dolayısıyla Almanya’nın en çok tercih ettiği sağlık profesyonelleri, fizyoterapi ve hemşirelik. Buna karşılık, Türkiye’de Almaca bilen fizyoterapi ve hemşirelik öğrenci sayısı ise az. Avrupa’da kariyer yapmanın önündeki en büyük engel de dil eğitimi. Bu nedenle BAU Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak, son sınıf öğrencilerimize ve mezunlarımıza ücretsiz Almanca kursu veriyoruz. Öğrencilerimiz, yoğun bir şekilde Almanca dersi almakta. Dünyada sağlık çalışanı eksikliğine yönelik olarak öğrencilerin altyapısını güçlendirmek için bir takım uygulamalar yapmak şart. Örneğin, biz Almanya’daki temsilci şirketimiz Medufication International GMBH vasıtasıyla öğrencilerimize Almanya’da mesleki uygulama ile staj yapma avantajı sunuyoruz. Bu şekilde yapılan stajları resm&icirc; stajına sayıyoruz. Bu çalışmayı, Almanya’daki üniversiteler ile yaptığımız iş birlikleri çerçevesinde yapmaktayız. Erasmus ile de değişim ortamı sağlamaktayız. Ders müfredatlarının içeriğini de ulusal cep programıyla birlikte, Dünya sağlık örgütü ve diğer meslek örgütlerinin önerdiği şekilde oluşturuyoruz” dedi. </span></p>

<p><strong><span style=”font-family:times new roman,serif”>İNGİLTERE’DE SAĞLIK ÇALIŞANLARI EKSİKLİĞİ HAD SAFHADA</span></strong></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:times new roman,serif”>Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre, İngiltere dünyadaki en ciddi sağlık çalışanı eksikliğiyle karşı karşıya bulunmakta. Bu eksikliğin başında hemşirelik bulunurken, 2030 yılında ise tahmini olarak, İngiltere’de 250 bin sağlık çalışanına ihtiyaç duyulacak. Listede bulunan Danimarka ve Norveç’in de ciddi oranda hemşirelik sıkıntısı yaşadığı belirtilirken, ülkelerdeki sağlık çalışanı kıtlığının ise yurtdışından sağlık çalışanı alımı ile telafi edilebileceği vurgulanmakta. Raporda, Kanada ve İsviçre gibi ülkelerin de sağlık çalışanı açıklarının yüksek olduğu belirtilirken, bu ülkelerin kısa süre içinde, farklı ülkelerdeki sağlık çalışanlarına kapılarını açması bekleniyor. Avrupa Birliği ülkeleri içinde en acil sağlık çalışanı istihdam etmesi gereken ülkeler ise Danimarka, İspanya, Estonya, Finlandiya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Romanya ve Slovenya olarak gösterilmekte. En çok talep ise hemşirelik, pratisyen hekimler, sağlık bakım personeli ve hemşire yardımcıları. </span></p>

<p style=”text-align:justify”><strong><span style=”font-family:times new roman,serif”> ”2030’DA 15 MİLYON SAĞLIK ÇALIŞANI AÇIĞI ÖNGÖRÜLMEKTE”</span></strong></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:times new roman,serif”>Üst ve orta gelirli ülkelerin ekonomik büyüme ve yaşlanan nüfus oranlarının yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Eti Aslan, bu durumun sağlık çalışanlarının arzındaki artışla yeterince karşılanamayacak bir talep yaratabileceğini söyledi. Dünyada 70 milyon sağlık personelinin bulunduğunu belirten Aslan, en fazla açığın hemşirelikte olduğunun altını çizerek şunları söyledi: ”Örneğin, 600 yataklı bir hastanede her branştan bir hekim olacak. Diyelim ki 20 tane alt branş bulunmakta. Böyle bir kapasitedeki hastaneye en az bin 200 hemşire gereklidir. Türkiye’de şuan 1 milyon 50 bin sağlık çalışanı bulunmakta. Dünyanın ise binde 9’u sağlık personeli. Ülke olarak son 20 yılda çok fazla sağlık personeli yetiştirdik. Her yıl 14 bin hemşire mezun olmaktadır. Yine 10 binin üzerinden fizyoterapist ve beslenme uzmanı mezunu oluyor. Dünyada 17 milyon hemşireye ihtiyaç var şu anda. 2030’da dünyanın 80 milyon sağlık profesyoneline ihtiyacı olacaktır. Dünya çapında bu hızla sağlık personeli yetiştirilmeye devam edilirse, 2030’da ancak 65 milyon sağlık personeli bulunacaktır. Geriye 15 milyon açık kalacaktır. Bu alanlardaki öğrenci sayısını artırmak için öncelikle bu alandaki eğitici sayısını artırmak lazım. Bununla ilgili de hızlı bir çalışma içindeyiz. Bu bir ülke sorunu ve ülkemize katkıdır. Bunu da dünya genelinde yapmak gereklidir”</span></p>

<p style=”text-align:justify”><strong><span style=”font-family:times new roman,serif”>”HER ÜLKENİN SAĞLIK ÇALIŞANI TALEBİ FARKLILIK GÖSTERİR”</span></strong></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:times new roman,serif”>Sağlık çalışanı taleplerinin ülkelere göre farklılık gösterdiğini söyleyen<strong> </strong>Prof. Dr. Fatma Eti Aslan son olarak şunları söyledi; ”Sosyolojik yapısına, nüfusun demografik özelliklerine ve hizmet sunumundaki politikasına göre, ülkeden ülkeye sağlık çalışanı talebi farklılık gösterir. Örneğin: İngiltere. Yaşlı nüfusu fazla ayrıca kuzey ülkesi olduğu için eklem ve romatizma ağrıları çok.  Fizyoterapinin hareket alanı içindeki ihtiyaçlar çok daha fazla. Almanya’ya baktığımızda ise yine fizyoterapi açığının olduğunu görüyoruz, yaşlı nüfusu fazla olduğu için. Hemşire açığı da bulunmakta. Almanya’da yatağa bağımlı, sürekli sağlık hizmeti alma zorunluluğu olan hastaların arasında, Türk hastalar da bulunmakta. Bu durum talebi etkilemektedir. Dolayısıyla, ülkelerin sağlık alanındaki açıkları, o ülkenin demografik yapısıyla bağlantılıdır. Türkiye’de yaşlılarımıza evlerimizde bakıyoruz. Bu bizim kültürümüz. Fakat Avrupa ülkelerine baktığımızda bakımevlerinin sayısının çok fazla olduğunu görmekteyiz”</span></p>
<br>Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Mar 2021 16:28:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2021/03/saglik-calisanlarina-talep-80-milyona-cikacak-1616160517.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanlığı açıkladı! Koronavirüse karşı yeni tedbirler</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-77</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-77</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, kesin ya da olası yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ölümlerinde kararın, mümkün olduğunca muayeneyle verilmeye çalışılmasını, otopsi yapılmamasını önerdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kesin veya olası Kovid-19 ölümlerinde, akciğer ve diğer organlarında virüs bulunabildiğine işaret edilerek, otopsilerin mümkünse negatif basınçlı salonlarda, mümkün değilse iyi havalanan bir odada gerekli koruma önlemleri alınarak yapılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Bakanlığın hazırladığı enfeksiyon kontrol önlemleri kapsamında, Kovid-19 hastalığının seyri ve bilimsel gelişmeleri takiben, otopsilerde alınması gereken tedbirler de güncellendi.</p>

<p><strong>İŞTE 8 MADDELİK TEDBİR</strong><br />
<br />
"Kesin ya da olası Kovid-19 ölümlerinde mümkün olduğunca ölü muayenesi ile karar verilmeye çalışılması, otopsi yapılmaması önerilir" ifadesinin yer aldığı tedbirler, şöyle sıralandı:</p>

<p>"- Kesin veya olası Kovid-19 nedeniyle ölenlerin akciğer ve diğer organlarında virüs bulunabilir. Otopside yoğun aerosol (bir katının veya bir sıvının gaz ortamı içerisinde dağılması) oluşturan işlemler yapılması nedeniyle kesin ya da olası Kovid-19 otopsileri mümkünse negatif basınçlı salonlarda, mümkün değilse iyi havalanan bir odada gerekli koruma önlemleri alınarak yapılmalı.</p>

<ul>
	<li>
	<p>Otopside mümkün olan en az sayıda kişi görev almalı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsiyi yapan kişi, su geçirmez önlük, N95 ve FFP2 maske, gözlük, yüz siperliği, çift eldiven maskeleri içeren kişisel koruyucu ekipman (KKE) kullanmalı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Ceset torbasının dışı çamaşır suyu ile dezenfekte edilmeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsi sırasında kullanılan malzemeler otopsiden hemen sonra mutlaka temizlenmeli ve steril edilmeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsinin yapıldığı çevresel yüzeyler önce su ve deterjanla temizlenmeli. Temizlik sonrası en az 10'da bir oranında sulandırılmış çamaşır suyuyla ya da yüzde 70 alkol, yüzeyde en az 1 dakika tutularak dezenfekte edilmeli. Hastanelerde kullanılan yüzey dezenfektanları ya da klor tablet, ürün talimatlarına uygun olarak kullanılabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Personel, dezenfeksiyon solüsyonlarını hazırlarken ve kullanırken solunum ve göz koruması dahil uygun kişisel koruyucu ekipman kullanmalı.</p>
	</li>
	<li>Otopside ortaya çıkan atıklar, tıbbi atık yönetmeliğine uygun bertaraf edilmeli."</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2020/04/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-1587809737.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burak Akkul koronavirüs süresince neler yaşadığını anlattı: Suyun tadını bile alamıyordum</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-75</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-75</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de koronavirüs teşhisi konulan ilk 20 hastadan biri olan, 20 günlük yoğun bakım ve uyutulma tedavisinin ardından sağlığına kavuşan “Çok Gezenti” programının sunucusu Burak Akkul ve eşi Seda Akkul, yaşadıkları zorlu süreci anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>'Çok Gezenti' programının sunucusu Burak Akkul ile eşi Seda Akkul, Youtube kanalı İnsan'a yaşadığı zorlu süreci anlattı, salgınla mücadele eden hastalara seslendi. Uyutulmadan önce eşiyle telefonda duygusal bir konuşma yaptığını söyleyen Akkul, "Seda, 'Geri döneceğine söz veriyor musun?' dedi. Söz verdim. Rahatladım ve 'Beni uyutun' dedim" dedi.</p>

<p><strong>Koronavirüs test sonucunuzu öğrendiğiniz an neler hissettiniz?&nbsp;</strong></p>

<p>Burak Akkul: Merhaba. Koronavirüs test sonucunu hastaneye yattıktan sonra 4-5 gün bekledim. Biraz da mesleğim gereği sosyal medyayı aktif kullandığım için video paylaştım, o sıralar da dünyada bu test nasıl yapılır, sonuç kaç gün içinde gelir bilinmiyordu. Ben de bir hasta paniğiyle tabii, sosyal medyaya “Test sonucum daha gelmedi ama pozitif olduğundan şüpheleniyorum” diye bir video koydum. O günün hemen akşamı hatta 2-3 saat sonra, doktorum Mehmet Altıntaş “Burak Bey korona pozitifsiniz diye odama girdi” Ondan sonra tabii bir uyutulma süreci olacağı bana söylendi. Yine duruma yabancılıktan dolayı bir korku hâsıl oldu. Nasıl olur? Uyutulmak ne demek? Kaç gün uyutulacağım? diye bir panik süreci oldu. Sonrasında eşim Seda’yı arattım. Anestezi doktoru, ben, o konuştuk. Benim biraz tabii ağlamalı bir telefonumdan sonra Seda bana dedi ki: “Geri döneceğine söz ver. Söz veriyor musun?” Ben de “Söz veriyorum” dedim. Orada bir rahatlama oldu ve “Beni uyutun” dedim. Uyutulma süreci başladı.</p>

<p><strong>Uyutulma sürecinizden sonra neler yaşandı? Çin’den gelen ilaçlar üzerinizde kullanıldı mı?</strong></p>

<p>Burak Akkul: Uyutulma anından sonrasını tabiki ben bilmiyorum. Zorlu bir süreçmiş. Daha sonra bazı yayınlarda da hocalarımızla, profesörlerle konuştuktan sonra anladım. Korona tedavisinin yoğun bakım ve entübe ve benim gibi 20 günü bulan entübe aşamaları varmış. En zor tedavi edilen yüzde 3’lük kesim içindeymişim. Direncim fazlaymış. Bir ara stabil olmuş durum bir ara kötüye gidiyor denmiş.&nbsp;</p>

<p>Seda Akkul: Kritik olan anları da oldu. İlk 10 günü özellikle daha riskli ve kritik bir şekilde devam etti, seyretti. Sonrasında, tam o sıralarda Çin’den bir ilaç geldi. Hem Çin’den gelen ilaç hem de diğer destekleyici ilaçlar, Bilim Kurulu’nun önerdiği, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği ve Bilim Kurulu’nun da ülkemizde kullanmaya başladığı ilaçlar tüm hastalarla beraber Burak’ta da denendi. İlk hastalardan biri, ilk 20 teşhisten biri Burak olduğu için ve uyutulan ilk hastalardan biri olduğu için de Çin’den gelen ilacın denendiği ilk kişilerden biri Burak oldu.</p>

<p>Burak Akkul: Ve 20 günün sonunda da yavaş yavaş uyandırılma süreci başlanmış, oksijen, nefes ve kan değerlerim düzelince.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2020/04/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-1587809474.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Işıltılı ve canlı gözler için göz kapağı estetiği</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-73</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-73</guid>
                <description><![CDATA[Olduğumuzdan daha üzgün ve yorgun görünmemize neden olan göz kapağı sarkması, günümüzde çok basit bir operasyonla giderilerek ışıltılı bir görünüm sağlayabiliyor. Zaman içerisinde sarkarak görüş alanının daralmasına kadar uzanan bazı sıkıntılara yol açan göz kapağına uygulanan blefaroplasti hakkında faydalı bilgiler veren Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Burak Türkyılmaz, süreçle ilgili merak edilenleri anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanmayla birlikte gözaltında oluşan kırışıklıklar ve torbalanmalar estetik açıdan görünümü bozmaktadır. Göz çevresinde oluşan kırışıklıkların ve torbalanmaların giderilmesi amacıyla yapılan göz kapağı estetiği ameliyatı son derece küçük bir ameliyat olmasına rağmen yüzün genç görünmesini sağlamaktadır.</p>

<p><strong>YAZ MEVSİMİ İLE BİRLİKTE YENİLENMEK İÇİN BLEFAROPLASTİ</strong></p>

<p>İçinde bulunduğumuz karantina günlerinde ameliyatlar sosyal mesafe ve tedbir maksatlı gerçekleştirilemiyor olsa da, sonrasında tercih edeceğiniz bu uygulama ile güneşin nimetlerinden daha çok faydalanmak mümkün.</p>

<p>Göz çevresindeki fazla deri ve yağ dokularının çıkarılarak, bölgenin gerginleştirilmesine dayanan bu operasyonla daha estetik bir görünüm elde edilirken, yorgun ifadenin kaybolması ve kaybedilen görüş açısının yeniden kazanılması sağlanıyor. Botoks tedavisi ile aynı anda yapıldığında daha verimli sonuçlar verebilen blefaroplasti sonrası kişi bir hafta sonra hastalar normal iş yaşantısına dönebilmesi mümkün olmaktadır.</p>

<p><strong>OPERASYON SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</strong></p>

<p>Blefaroplasti operasyonu sonrası birkaç gün sürebilecek ve hafif şiddette ağrıların olması normaldir. Bunun önüne geçebilmek için doktorunuzun size verdiği ağrı kesicileri kullanmanız yeterlidir. En sık merak edilen “şişlik ve morarmalar ne zaman geçer” sorusunun cevabı ise en fazla bir haftadır.</p>

<p>Eğer estetik dikiş yerine normal dikiş kullanıldıysa bunlar operasyon sonrası beşinci günde alınmaktadır. Ortalama 3 ila 7 gün arasında bir dinlenme sürecinden sonra günlük hayatına tamamen dönebilen kişi, 2 hafta sonra hafif sporlar yapılabilirken, ağır ya da yüze darbe alma riski olan sporlar içinse bir ay beklemelidir.</p>

<p><strong>Op. Dr. Burak Türkyılmaz</strong><br />
<strong>Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2020/04/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-1587809088.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşte gözaltı morluklarını ve sivilceleri yok eden o mucizevi ürün...</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-72</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-72</guid>
                <description><![CDATA[Kadınlar için cilt bakımı çok önemlidir. Sağlıklı bir cilde sahip olmak için cildimizi temiz tutmalı, düzenli bakım yapmalıyız. Cilt temizliği ve bakımında en önemli yardımcılarımızdan birisi de gül suyudur. Doğal yapısı ve hoş kokusuyla kadınların tercih ettiği gül suyunun cilde faydalarını bu yazımızda birlikte inceleyelim.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gül suyu; taze gül yapraklarının damıtılması ile elde edilir. Cilt sağlığı üzerinde etkili olan gül suyunun ağız ve diş sağlığı, saç bakımı, yara ve kesiklerin tedavisi gibi birçok alanda da kullanımı bulunuyor. A, C, D, E ve B13 vitaminleri yönünden zengin bir içeriğe sahip olan gül suyu hücre yenilenmesinde etkili, yaşlanma karşıtı doğal bir üründür. Gül suyunun kullanımı Roma İmparatorluğu dönemi öncesine kadar uzanıyor, Kleopatra'nın yüz temizliği ve vücut banyosunda gül suyu ve gül yaprakları kullandığı biliniyor.</p>

<h2>GÜL SUYUNUN CİLDE FAYDALARI</h2>

<ul>
	<li>Cildi nemlendirir. Cildi kurutmadan gözeneklere yerleşerek tazelenmesine yardımcı olur. Bu yönüyle doğal bir tonik yerine geçer.</li>
	<li>C vitamini yönünden zengindir, cildi besleyip erken yaşlanmasına engel olur.</li>
	<li>Mat görünümü giderir, cildin parlak görünüme kavuşmasına yardımcı olur.</li>
	<li>Mantar, egzama gibi cilt hastalıklarına karşı yatıştırıcı etkiye sahiptir. Kaşıntıyı giderir, cildi rahatlatır.</li>
	<li>Düzenli kullanımda sivilce ve akne oluşumunu engeller.</li>
	<li>İltihap gidericidir, bakteriyel enfeksiyonlara iyi gelir.</li>
	<li>Cilt lekeleri üzerinde de etkilidir, düzenli kullanımda lekelerin rengini açarak cilt tonunu eşitler.</li>
	<li>Cildin Ph dengesini korur.</li>
	<li>Gözaltındaki morlukların rengini giderir.</li>
	<li>Saç köklerini güçlendirir, saç dökülmesini engeller. Saçların daha yumuşak olmasını sağlar.&nbsp;</li>
	<li>Kesik, yanık izlerinin tedavisinde etkilidir. Yaraların iyileşmesine yardımcı olur.</li>
	<li>Ağız ve diş sağlığında da tercih edilebilir. Hem ağızda hoş koku bırakır hem de ağız içi yaralara karşı etkilidir.</li>
	<li>Makyaj temizliğinde kullanılabilir. Bir parça pamuğa gül suyu dökerek günlük makyajınızı nazikçe temizleyebilirsiniz.</li>
	<li>Tıraş sonrasında cildi rahatlatmak, tahrişi ve kızarıklığı gidermek amacıyla kullanılabilir.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2020/04/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-1587808939.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eklem ağrılarına ne iyi gelir? Pek çok kişi bilmiyor</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-69</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-69</guid>
                <description><![CDATA[Dünya nüfusunun yüzde 88’i ağrıdan şikayet ediyor. Bel ve sırt ağrısından yakınanların oranı ise yüzde 94. Uzun süre hareketsiz kalma, yaşanan kilo sorunları, ağır egzersizler, sedanter yaşam ve çeşitli hastalıklar sebebiyle kemik, eklem, bel, boyun ve kas ağrıları çok sık yaşanıyor. Tedavi edilmediğinde ise yaşam kalitesini büyük ölçüde olumsuz etkiliyor. Ancak ağrı çekenlerin çoğu bu sorunla nasıl başa çıkabileceğini bilmiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu sorunların her yaşta ve cinsiyette ortaya çıkabileceğini vurgulayarak, “Eklem ve kas ağrılarının tedavisinde topikal (jel formunda) uygulamaların emilim hızı sistemik ürünlere kıyasla daha fazla. Etkinliği klinik çalışmalarla onaylanmış lokal fitoterapi ürünleri ağrı, ödem ve iltihabın giderilmesinde etkili olabilecektir” dedi.</p>

<p>Dünyada en sık görülen sağlık sorunların başında bel ve eklem ağrıları geliyor. Gün içinde hareketsiz kalma, bilgisayar başında uzun süre oturma, ağır egzersizler ve zorlaşan yaşam koşulları ile birlikte bel, boyun ağrıları başta olmak üzere eklem ağrıları giderek artıyor. Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu ağrıların karşısında çoğu kişi ne yapacağını bilmiyor. Ancak bu ağrılar tedavi edilmediğinde günlük yaşantının rutinlerini yerine getirme ya da sevdiğimiz bir aktiviteden bizi alıkoyarak sorunlara yol açabilir.</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu ağrı ve fonksiyon kayıplarının giderilmesinde fitoterapi ürünlerinin kullanılmasını önerdi. Boswellia serrata (Akgünlük), Celasturus paniculatus, zencefil, karabiber, lavanta özütlerinin ağrı ve ödem giderici etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Erdem Yeşilada şu bilgileri verdi:</p>

<p>Türkiye’de Akgünlük olarak bilinen Boswellia serrata bitkisinin özütleri dünyadaki en iyi iltihap önleyici, ödem ve şişlik gidericidir. Bu özütler jel formunda bir üründe kullanıldığında etkisi 2 ile 6 kat artıyor. Hindistan’da yetişen Celasturus paniculatus bitkisinin özütleri ağrı kesicidir. Zencefil, karabiber, lavanta özütlerinin de yine ağrı kesici, ödem ve şişlik giderici etkileri bilinmektedir. İçeriğinde bu özütler bulunan topikal (sürülebilir) fitoterapi ürünlerinin ağrı ve şişlikler üzerindeki etkinliği klinik deneylerle kanıtlanmıştır.”</p>

<h2>HAREKET KABİLİYETİNİN ARTIRILMASI İÇİN TOPİKAL ÜRÜNLER KULLANIN</h2>

<p>Sedanter yaşamı olanlar, sürekli bilgisayar başında oturanlar, hareketsizlikten eklem tutukluğu yaşayanlar, ağır spor sonrası eklem ağrısı şişliği hissedenler, osteoartrit hastaları, bel ve boyun ağrısı yaşayanlarda hızlı etki gösteren topikal fitoterapi ürünleri kullanılması yararlı olabilmektedir. Boswellia serrata, Celasturus paniculatus, zencefil, karabiber, lavanta içeren topikal yani yağ formüllü ve hızlı emilim sağlayan ürünlerle hareket kabiliyetinde iyileşmeyi, eklem esnekliğinde artışı, ağrı ve şişlikte azalmayı daha hızlı ve etkili sağlayabilirsiniz.</p>

<h3>ETKİN TEDAVİ İÇİN FİTOTERAPİ ÜRÜNLERİNİ TERCİH EDİN</h3>

<p>Prof. Dr. Erdem Yeşilada bitkilerle tedavi konusunda şu noktalara dikkat çekiyor: Herkes bitkilerin sağlık için kullanımıyla ilgili bilgiler veriyor ama bunların hepsi doğru değil. Biz bitkiler üzerinde sadece in vitro (test tüpleri ile yapılan) deneysel çalışmalara güvenmeyiz. Çünkü vücuda girdikten sonra mide ve bağırsakta değişime uğrar, farklı moleküllere dönüşür. Bu maddelerin hepsini akılcı kullanmak gerekiyor. İnsanlar panik yapmadan doğru tavsiyeleri uygulamalı. Güncel tedavi yaklaşımında aktarlardan alınan bitkilerle doğru tedaviyi uygulamanız mümkün olmaz. Bu nedenle bitkilerden elde edilen çağdaş üretim koşullarına uyularak hazırlanan standardize edilmiş fitoterapi ürünleri ile etkin bir tedaviye cevabı sağlanabilir. Standart bitki ekstreleri ile istenilen doz ayarı yapılabilir, daha yüksek oranda etkili içeriğin istenilen miktarda verilmesi sağlanır, standart ekstrelerle her uygulamada istenilen kan seviyesine erişilir. Bu suretle etkin bir tedavi cevabı sağlanabilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 12:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2020/04/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-1587808387.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayramda normalleşme başlayacak mı?</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-61</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-61</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gazeteci Candaş Tolga Işık'a önemli açıklamalarda bulundu. Koca, “Şu anki iyiye gidişat bizi gevşetmesin, bu tablo tamamen hareketlilikle orantılı. Hareketliliği bir süre daha en azından Ramazan ayı boyunca kontrol altında tutmak zorundayız, gevşediğimiz an tablo kötüye gider." dedi. Koca, "Bayramda normalleşme başlayacak mı?" sorusuna "Birkaç haftanın seyrine bakıp bu kararı vereceğiz ama gönlüm bunu yapmaktan yana değil.” diye yanıt verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Candaş Tolga Işık, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Az önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yla konuştum. Bakan, salgında şu anki gidişattan 65 yaş üzeri vatandaşların taleplerine, okulların açılmasından bayramda normale dönülmesine kadar çok önemli açıklamalar yaptı." diyerek Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamalarını paylaştı.</p>

<p><strong><em>İşte Sağlık Bakanı Koca'nın açıklamaları:&nbsp;</em></strong></p>

<p><strong>TABLO NEDEN İYİYE GİDİYOR?</strong></p>

<p>“Şu anki iyiye gidişat bizi gevşetmesin, bu tablo tamamen hareketlilikle orantılı. Hareketliliği bir süre daha en azından Ramazan ayı boyunca kontrol altında tutmak zorundayız, gevşediğimiz an tablo kötüye gider."</p>

<p><strong>BAYRAMDA NORMALLEŞME BAŞLAYACAK MI?</strong></p>

<p>“3 günlük Ramazan bayramında normale dönüşün başlatılması bizim tercih ettiğimiz bir şey değil. Bilim Kurulu da bayramı geçirmekten yana. Birkaç haftanın seyrine bakıp bu kararı vereceğiz ama gönlüm bunu yapmaktan yana değil.”</p>

<p><strong>OKULLAR AÇILACAK MI?</strong></p>

<p>“Okulların tamamen açılmasından ziyade Milli Eğitim Bakanlığımız’la birlikte bu sene son sınıflara ve sınavların yapılmasına dair bir planlama yapıyoruz. 15 Mayıs sonrası seyre bakarak AVM’lere yönelik de böyle kademeli bir adım atılabilir.”</p>

<p><strong>65 YAŞ ÜSTÜ NE ZAMAN SOKAĞA ÇIKABİLECEK?</strong></p>

<p>“65 yaş üzeri vatandaşlarımız haklı ama ne olur bize güvensinler. Şu an vefat sayılarımız onları korumaya alabildiğimiz için daha düşük. Ramazanda dayansınlar. Bayramda ya da hemen sonrasında ilk önce onlara özel bir karar alabiliriz.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 12:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2020/04/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-1587806467.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Crohn hastalığı nedir? Crohn tedavisi nasıl olur? Crohn belirtileri nelerdir? Crohn tedavisinde ilaçların rolü</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-52</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-52</guid>
                <description><![CDATA[Sindirim sisteminin başından sonuna bütün noktalarını tutabilen ve belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılması dolayısıyla çok geç teşhis edilebilen bir hastalık Crohn. Daha çok bağırsaklarda görülse de gözler, damarlar ve cilt gibi akla gelmeyecek birçok noktada sorunlara yol açan bu hastalığın en tipik belirtileri ise genellikle şiddetli seyreden karın ağrısı ve kilo kaybı. Dalgalı bir seyir izlesede Crohn tedavisinin gelişen ilaçlar sayesinde artık çok daha kolay olduğunu söyleyebiliriz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle ince ve kalın bağırsakta görülen bir hastalığın izlerine ağız boşluğunda da rastlanabilir mi? Ya da cildinizde yaşadığınız bir sorunun nedeni bir sindirim sistemi hastalığı olabilir mi? Eğer hastalık ‘Crohn’ ise cevabımız, ‘evet’. Sindirim sisteminin ağız boşluğu ile kalın bağırsak arasındaki tüm bölümlerini tutabilen ve tuttuğu bölümde kalınlaşma ile ülserlere yol açan iltihabi bir bağırsak hastalığı olan Crohn sadece sindirim sistemini tahrip etmiyor; bağırsak dışı pek çok sistem ve organı da tutabiliyor. Crohn hastalarının en çok korktukları şeylerden biri ise dalgalı bir seyir izleyen bu hastalığın alevlendiği dönemde hastanede tedavi gerektirecek kadar şiddetlenmesi. Neyse ki bu kadar ciddi sorunlar yaratan Crohn’la ilgili geliştirilen yeni ilaçlar tedavide gün geçtikçe daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor. Hastalığın etkileri dolayısıyla sosyal hayatları ciddi oranda kısıtlanan ve hayat kaliteleri oldukça düşen Crohn hastaları artık daha etkin tedavilerden faydalanabiliyorlar.</p>

<p>“Bu yeni ilaçların belki de en önemli artılarından biri, uzun dönem kortizona ve buna bağlı yan etkilere maruz kalmadan tedavi imkanı sağlayabilmeleri” diyen Acıbadem Fulya Hastanesi Crohn ve Kolit Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu hastalığın tipik özellikleri hakkında bilgiler paylaştı.</p>

<h2>CROHN BELİRTİLERİ: YEMEK SONRASINDA KARIN AĞRISI BAŞLIYORSA...</h2>

<p>Hastalığın en tipik belirtisi genellikle yemek sonrasında ortaya çıkan karın ağrısı. Çoğunlukla göbek çevresi ve altında gelişen karın ağrısının yanı sıra ishal de Crohn’un en sık rastlanan belirtilerinden biri. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu, “Eğer bağırsakta ciddi derecede daralma oluşmuşsa bu kez de karında şişkinlik, ağrı, kusma veya kabızlık da görülebiliyor” diyor. Hastalığın kalın bağırsakta tutulum yapması durumunda ise dışkıyla birlikte kan gelmesi başka bir belirti olarak ortaya çıkıyor. Hastalığın alevlendiği dönemde yorgunluk, halsizlik, yüksek ateş, iştahsızlık, istemsiz kilo kaybı; anal bölge tutulumunda anüs çevresinde çatlak, iltihaplı akıntı yapan fistüller ve apseler görülebiliyor.</p>

<h3>CROHN HASTALIĞINDA TETİKLEYİCİ FAKTÖRLERE DİKKAT</h3>

<p>Crohn halen gizemini koruyan bir hastalık olmakla birlikte ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor. Ailesinde Crohn öyküsü olan bir kişide hastalığın görülme riski daha fazla. Ayrıca sigara burada da çok olumsuz bir etkiye sahip. Tedaviye başlayan hastanın sigara içiyorsa sigarayı bırakması şart. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu bunun dışında gıdalarla alınan bazı bakteri, bakteri toksinleri ve virüslerin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabildiğini belirterek “Ayrıca hastalığı alevlendirebilen aspirin, antibiyotik ve bazı ağrı kesicilerin alınmasına da dikkat edilmesi gerekiyor” uyarısında bulunuyor.</p>

<h4>CROHN HASTALIĞINDA DENGELİ BESLENME DAHA ÖNEMLİ HALE GELİYOR</h4>

<p>Bağırsaklarda emilimi bozan, iştahsızlık ve ishal gibi nedenlerle sıvı, mineral, vitamin, elektrolit oranlarında ciddi kayıplara neden olabilen Crohn, hastaların dengeli beslenmeye fazla dikkat etmelerini gerektiren bir hastalık. İshal döneminde çok posalı yememek ve lifli besinleri azaltmak hastaları rahatlatabilecek bir diğer önlem. Bağırsak kanseri riskini artıran işlenmiş gıdalar ve etler ya da yanmış yağlardan kaçınmak da şart. Yine de iyi haber şu ki: Crohn hastalarının katı bir diyet yapmalarına gerek yok!</p>

<h5>CROHN TEDAVİSİNİN İLK BASAMAĞI İLAÇLAR</h5>

<p>Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu tedavinin, hafif veya ağır seyirleri olan Crohn hastalığının şiddetine ve en yoğun olarak hangi bölgede yerleştiğine göre belirlendiğini belirterek şunları söylüyor: “Tedavide ilk basamağımız ilaçlar. Son yıllarda kullanıma giren Anti-TNF, Anti-integrin ajanlar gibi biyolojik tedavilerle başarı şansımız artmış durumda. Hastalarda daha önceleri kortizon tedavileriyle göremediğimiz endoskopik düzelmeyi saptayabiliyoruz. Yan etki profili bu ilaçlarla, kortizonlu tedavilere göre çok daha az oluyor. Sonuç alamazsak ve gerçekten gerekliyse cerrahi tedaviye başvuruyoruz. Hastalığa neden olan etken ya da etkenler dünyada henüz tam olarak gösterilememiş olsa bile yeni tedavilerle hasta çok daha kaliteli bir yaşam sürebiliyor”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Dec 2019 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2019/12/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-1575536184.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bebeklerde atopik dermatite karşı etkili öneriler</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde en sık görülen kronik bir deri hastalığı olan Atopik dermatit (Atopik Egzama) ilk belirtilerini bebeklik döneminde göstermesiyle biliniyor. Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, kızarıklık ve kaşıntı gibi egzamanın tetikleyici unsurlarına dikkat çekerek, bebeklerin cildini korumak için önemli ipuçları veriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde sıkça karşılaşılan Atopik dermatit (Atopik Egzama) kalıtsal olduğu bilinen bir egzama türüdür. Ebeveynlerin ikisinde birden atopik egzama varsa bu rahatsızlığın bebeklerde de görülme ihtimali yüzde 50’nin üzerine çıkmaktadır. Bazı tetikleyici unsurlarla şiddeti artabilen bu deri rahatsızlığının ilk belirtileri bebeklerde bir yaşını doldurmadan görülebiliyor. Prima Uzman Kurulu Üyesi Dermatolog Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, bebeklerin cildini egzamanın olumsuz etkilerinden ve ataklarından korumak için pratik önerilerde bulunuyor.</p>

<p><strong>İLK BELİRTİLERE DİKKAT EDİN</strong></p>

<p>İlk belirtiler, bebeklerde genellikle yanaklarda palyaço makyajını andırır biçimde kırmızı, hafif şiş, üzeri kuru ve ince kepekli yamalar şeklinde kendini gösterir. Atak dönemlerinde daha fazla şişme ve sulanma görülebildiği gibi kaşıntı da olabilir. Şiddetli ataklarda ise kollar, bacaklar ve gövdede de benzer kızarıklıklar ve kaşıntılı belirtiler ortaya çıkar. Bu alanlar özen gösterilmediğinde kolayca mikrop kapabilir ve bu da kaşıntının ve egzamanın şiddetini artırmasına neden olur.</p>

<p><strong>BEBEKLERİN BANYOSU SIK YAPILMALI AMA KISA SÜRMELİ</strong></p>

<p>Atopik dermatiti tetikleyen nedenler arasında bebeklerin cildini aşırı sabunlama, keseleme, alkol içeren kolonya benzeri ürünlerin kullanımı ve bebeğin fazla terlemesi sayılabilir. Ancak Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, en sık görülen ve kolayca gözden kaçabilen nedenlerden birisinin de yünlü giysiler olduğuna dikkat çekiyor. Giysilerdeki yün liflerinin çok fazla tahrişe neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydemir, bu liflerin kaşıntıyı da artırabileceğini belirtiyor. Sentetik giysiler de bebekleri terleterek, kaşıntıyı artıracağından bebek kıyafetlerinde pamuklu kumaşların tercih edilmesi öneriliyor.</p>

<p>Bebeklerin cildinin çok kuru olması da kaşıntıyı tetikleyebiliyor. Bebeklerin yıkanma sıklığı konusunda değişik görüşler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, ebeveynlere bebeklerini sık (her gün gibi) ve ılık suyla yıkamalarını öneriyor. Bebek kurulandıktan sonra, 2-3 dakika içerisinde cildine iyi bir vücut nemlendiricisi sürülmesi de bebeklerin cildinin kuru kalmamasını sağlayarak kaşıntıyı önlüyor. Ancak banyo uygulamasının kısa sürmesi, bebeğin yıkandığı suyun ılık olması ve bebekleri sabunlama işleminin de uzun tutulmaması gerekiyor.</p>

<p>Egzamanın şiddetlenmesinde yiyeceklerin etkisi de çok tartışılan konuların başında geliyor. Bebeklerin ilk 2 yaş aralığında yediklerinin egzama üzerinde sınırlı etkileri olsa da, annelerin bebeklerinin yediklerine nasıl tepkiler verdiğini gözlemlemesi öneriliyor.</p>

<p><strong>BEBEKLERİN BEZ BÖLGESİ KURU OLMALI</strong></p>

<p>Bebeklerde cildin idrar ya da dışkıyla teması tahrişi artıracağı için yeni geliştirilen, emici kanal teknolojisine sahip, nefes alabilen bebek bezlerinin kullanımı da problemin etkilerini azaltıyor. Sıvıyı emen ve hapseden, daha fazla kuruluk sağlayan bebek bezleri bez bölgesini kuru tutarak tahrişi önlüyor.</p>

<p><strong>DERMATOLOG TAVSİYESİ ALINMALI</strong></p>

<p>Atak dönemlerinde tedavi için muhakkak bir dermatoloğa başvurulması öneriliyor. Ailelere internetten edindikleri bilgilerle ya da eş dost önerileriyle ilaç kullanmamalarını, özellikle de bir dermatolog denetimi olmadan asla kortizon içeren ürünler denememelerini öneren Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, egzamanın genellikle 2 yaşın sonuna doğru kendiliğinden kaybolduğunu daha sonra ise şekil değiştirerek devam edebildiğini veya tamamen yok olabildiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Oct 2019 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2019/12/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-1575544034.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşten eve döndüğünüzde lenslerinizi çıkarın</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-43</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-43</guid>
                <description><![CDATA[Günümüzde kontakt lens kullananların sayısı giderek artıyor. Gerek renkli göze sahip olabilmek adına, gerekse de göz bozukluğu nedeniyle kullanılan kontakt lensler bazı basit kurallara dikkat edilmediğinde ciddi sorunlara yol açıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kontakt lensler; göz bozukluğu olan, gözlük takmak istemeyen, gözleri lazere uygun olmayan hastalar tarafından sık tercih ediliyor. “Kontakt lensler; yerinde ve kurallarına uyulması şartıyla bizlerin de sıklıkla reçete ettiği yardımcı görme aparatlarıdır” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kurallara dikkat etmediğimizde kontakt lenslerin faydadan çok zarar verebileceği konusunda uyardı.</p>

<p>Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kontakt lens kullanımı ile ilgili tavsiyelerde bulundu:</p>

<p><strong>1- Lensleri kısa süreli kullanmalıyız</strong></p>

<p>Oksijen geçirgenlikleri ne kadar yüksek olursa olsun; kontakt lensli bir göz, normal bir göze göre daha az oksijenlenir. Bu nedenle lenslerimizi mümkün olduğunca kısa süreli kullanmalıyız. Örneğin okuldan veya işten eve döndüğümüzde lenslerimizi çıkarmalı, gözlük kullanmalıyız.</p>

<p><strong>2- Lenslerimizin hijyenine dikkat etmeliyiz</strong></p>

<p>Lenslerimizin hijyeni konusunda da oldukça dikkatli olmamız gerektiğini dile getiren Dr. Fatih Atmaca, “Lenslerimizi takarken ve çıkarırken önce ellerimizi yıkamalıyız. Lenslerimizi çıkardıktan sonra temiz lens kutumuza solüsyonumuzu yenileyerek koymalıyız” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>3- Lenslerle asla uyumamalıyız</strong></p>

<p>Lenslerimizle asla ve asla uyumamamız gerekiyor. Hastalarımıza bunu söylediğimizde bazen ‘Ama hocam böyle yapan arkadaşlarımız var ve bir şey olmuyor’ cevabını alabiliyoruz. Benim bu durumda verdiğim cevap şu oluyor: “Bir gün bir şey olmaz, bin gün bir şey olmaz. Bin birinci gün iltihap kapabilirsiniz.” İşin kötü tarafı kontakt lens kullanımına bağlı başta keratit dediğimiz enfeksiyonlar (lensi üzerine taktığımız gözümüzün saydan ön tabakasının iltihabı) kalıcı görme kaybına neden olacak kadar ciddi bir hal alıyor. Uyumadan önce nasıl ki ayakkabımızı, çorabımızı çıkarma ihtiyacı hissediyorsak, lenslerimizi de çıkarmadan uyumamalıyız. Unutmayalım ki göz bebeklerimiz ayak tabanımızdan çok daha hassas.</p>

<p><strong>4- Lenslerle havuza girmemeliyiz</strong></p>

<p>Bir diğer yanlışın ise aylık lenslerin bir ay gözde kalabileceği düşüncesi olduğuna dikkat çeken Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, “Bu kesinlikle yanlıştır. Aylık lens yoktur; sabah takıp akşam çıkarmak kaydı ile bir ay kullanabileceğiniz lensler vardır. Lensleriniz ile asla havuza girmeyin. Havuzdaki klor, koruyucu maddeler, boyar maddeler ve diğer havuz kullanıcılarının vücut sıvıları kontakt lensinize yapışır ve siz havuzdan çıksanız dahi lensler gözünüzde kaldığı sürece gözünüz bu zararlı ve kirli maddelere maruz kalmaya devam eder. Unutmayalım ki keratit dediğimiz ciddi göz enfeksiyonu ile karşılaştığımız her iki hastadan biri düzensiz kontakt lens kullanıcısı. Bu nedenle lens kullanırken dikkatli olmalı, azı karar çoğu zarar özdeyişini akılda tutmalıyız” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Oct 2019 13:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2019/12/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-1575544084.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haftada 3 gün tüketin yeter... Ciğerlerinizi ilk günkü haline getiriyor!</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31</guid>
                <description><![CDATA[Eşek dikeni nedir, eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorusunun cevapları son günlerde çok fazla merak ediliyor. Eşek dikeni akız, kansa ve kenger gibi çeşitli isimlerle anılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EŞEK DİKENİ NEDİR?</strong></p>

<p>Eşek dikeni papatyagiller familyasındandır. 1 veya 2 yıl yaşayabilen bu&nbsp;bitki&nbsp;çorak arazi ve tarlalarda yetişmektedir. İnce ve çengelli olan kenger bitkisi temmuz ve ağustos aylarında iyice çiçeklenmektedir. Temmuz ve ağustos aylarında eşek dikeninin rengi erguvan ve beyaz rengini almaktadır. Eşek dikeninin çiçekleri yaşken güzel kokuludur ancak kuruduklarında kokusu tamamen kaybolur.</p>

<p>Diyarbakır yöresinde kenger yemeği olarak pişen eşek dikeni yöre halkı tarafından severek pişiriliyor. İçine kuzu eti koyularak kavrulan eşek dikeninin yemeğine kenger meftunesi deniliyor. lezzetti ve son derece sağlıklı olan bir bitki olan eşek dikeni nedir, nerelerde yetişir? Eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorularının cevapları haberimizde...</p>

<p><strong>EŞEK DİKENİ NERELERDE YETİŞİR?</strong></p>

<p>Kırmızı ve mor renkte çiçekler açan eşek dikeni, ülkemizin neredeyse çorak olan hemen hemen her arazisinde yetişir. Eşek dikeninin Türkiye 'de yetiştiği yerler, Ege bölgesi, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesidir. Eşek dikeni nadir olarak Ege ve Akdeniz bölgesinde de yetişmektedir.</p>

<p>Eşek dikeninin ege bölgesinde kenger ismiyle kahvesi yapılmaktadır. Eşek dikeninin en çok zeytinyağlı yemeklerinin yapıldığı yer ege bölgesidir. Aynı zamanda eşek dikeninin&nbsp;Diyarbakır'da kenger meftunesi adında kuzu etli kavurması yapılmaktadır.</p>

<p>Eşek dikeninin sağlık açısından bir çok faydası bulunmaktadır. Lezzetli bir şekilde yemeklerinin yapıldığı eşek dikeninin faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:</p>

<p><strong>MİGRENİ TEDAVİ EDER</strong></p>

<p>Eşek dikeninin kramp çözücü özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde migren ve çeşitli baş ağrıları tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir.</p>

<p><strong>SİNDİRİM İSTEMİNE İYİ GELİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni zengin lif oranı sayesinde sindirim sistemini iyileştirmektedir. Aynı zamanda sinir sistemini onararak vücuttaki kanı temizlemeye yardımcı olmaktadır.</p>

<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Sep 2019 11:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2019/12/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-1575544198.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu besin meğer karaciğeri bitiriyormuş!</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme alışkanlıkları, karaciğer sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme alışkanlıkları,&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>PAKETLENMİŞ ABUR-CUBUR YİYECEKLERİ SINIRLAYIN!</strong></p>

<p>"Cips ve unlu mamuller ile ilgili problem genellikle şeker, tuz ve yağ ile doldurulmuş olmalarıdır" diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Çalışmak için yanınızda sağlıklı atıştırmalık bulundurun. 10-12 adet yer fıstığını robottan çekip, doğal bir fıstık ezmesi elde edip yanında bir dilim elma ile yiyebilirsiniz. Ya da kuru kayısı veya hurma arasına ceviz yerleştirerek mini sağlıklı atıştırmalık sandviçler elde edebilirsiniz. Bu tarifler, tatlı krizlerinize de birebir" önerisinde bulundu.</p>

<p><strong>PATATES KIZARTMASI VE HAMBURGER SİROZA YOL AÇIYOR!</strong></p>

<p>Patates kızartması ve hamburgerin&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını tehdit eden gıdalardan olduğunu belirten Örkcü, "Doymuş yağ oranı yüksek yiyecekleri çok fazla yemek, karaciğerinizin işini yapmasını zorlaştırabilir. Zamanla siroz olarak bilinen karaciğerde iz kalmasına yol açabilecek iltihaplanmalara neden olabilir." dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ŞEKERİ AZALTIN!</strong></p>

<p>Çok fazla tatlı tüketiminin karaciğere zarar verebileceğini ifade eden Özden Örkcü, "Çünkü karaciğerin işinin bir parçası şekeri yağa dönüştürmek. Eğer aşırıya kaçarsanız, karaciğeriniz çok fazla yağ yapar. Uzun vadede, yağlı&nbsp;karaciğer&nbsp;hastalığı gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz." dedi.</p>

<p><strong>SUYUN YARARLARINA ŞAŞIRACAKSINIZ!</strong></p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Karaciğeriniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri sağlıklı kilonuzu korumaktır. Gazlı içecekler veya sporcu içecekleri gibi şekerli içecekler yerine içme suyu alışkanlığı edinin. Her gün kaç kalori kazanacağınıza şaşıracaksınız" diyerek, önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<p><strong>TUZUN ÜZERİNE BİR KAPAK KOYUN</strong></p>

<p>Vücudunuzun biraz tuza ihtiyacı var; fakat yapılan araştırmalar, sodyumdan yüksek bir diyetin&nbsp;karaciğer&nbsp;izinin ilk aşaması olan fibrozise yol açabileceğini öne sürmektedir. Tuzu kesmek için ise yapabileceğiniz bazı kolay şeyler var. Pastırma ya da şarküteri gibi işlenmiş yiyeceklerden kaçının. Konserve sebzeler yerine taze seçin.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 11:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2019/03/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-1552812276.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kış Aylarında 5 Tavsiyeye Dikkat!</title>
                <category>GASTRONOMİ</category>
                <link>https://www.habervizyon.de/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-17</link>
                <guid>https://www.habervizyon.de/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-17</guid>
                <description><![CDATA[Kış deyince ilk olarak hemen akla bitmeyen soğuklar, erken kararan hava ve uzun süreli hastalıklar geliyor… ‘’Bu kış hasta olacak mıyım?’’ tedirginliğini bazı dönemlerde çoğumuz yaşıyoruz. Esasen kışın soğuk günlerine karşı sağlıklı olabilmek ve kışın büyüleyici güzelliğini yaşayabilmek çok kolay! İşte size soğuk kış günlerine karşı koyabilmenize yardım sağlayacak bazı öneriler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Bağışıklık sisteminize güç veren gıdaları tercih edin</strong></p>
</div>

<div>
<div>
<p>Kış mevsiminin zorluklarına göğüs germenin yolu beslenme alışkanlıklarınızı mevsime göre ayarlamaktan geçiyor. Dengeli bir beslenme düzeni, kış mevsiminin zorluklarını atlatmanızda yardımcı olacak. Soğuk kış günlerine karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinleri tercih edin ve sıvı tüketimini ihmal etmeyin.</p>
</div>
</div>

<p><img src="http://tags.bluekai.com/site/41218?limit=1&amp;phint=event%3Dnative&amp;phint=brand%3Dlipton_milliyet" style="height:1px; width:1px" /><strong>Kışın da bol sıvı tüketimine dikkat!</strong></p>

<div>Çoğu kişi yaz mevsiminin kavurucu, sıcak günlerinde su içmeyi ihmal etmezken; kış aylarının soğuk günlerinde sıvı tüketimini göz ardı edebiliyor. Oysa vücudun yüzde 60’ının sudan oluştuğunu göz önünde bulundurursak; beden sağlığımız için her mevsim aynı oranda düzenli sıvı tüketimine ihtiyaç duymaktayız. Su, vücudun tüm fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli. Kış mevsiminde de beden sağlığınız için sıvı tüketimine gereken önemi vermeyi unutmayın.</div>

<div>
<div>
<p><strong>Kış meyvelerinin tadını çıkarın</strong></p>
</div>

<div>Sofranızda kış meyvelerine daha fazla yer açmanız; vücudunuz için gerekli besin materyallerini daha rahat almanızı sağlar. Soğuk kış günlerinin beraberinde getirebileceği hastalıklara karşı durabilmeniz elma, portakal, mandalina gibi kış meyvelerinin yardımıyla olacak. Hem lezzet açısından zengin hem de besin ve vitamin deposu olan kış meyvelerine sofranızda daha fazla yer açın.</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Sep 2019 14:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habervizyon.de/images/haberler/2019/03/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-1552736314.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
