Yeliz Çelebi Ergin Yazdı; "Rahmi Koç’un Kürt Kadın Fıkrasının Yankıları Toplumda İnfial Yarattı"
GÜNDEMAraştırmacı Yazar Yeliz Çelebi Ergin; "Rahmi Koç’un Kürt Kadın Fıkrasının Yankıları Toplumda İnfial Yarattı" konu başlıklı yazısını siz sayın okurlarımızın beğenisine sunuyoruz.
İzmir’de gerçekleştirilen bir hastane açılışında iş insanı Rahmi Koç tarafından dile getirildiği kamuoyuna yansıyan bir fıkra, toplumda haklı olarak tartışma ve rahatsızlık yaratmıştır. Basına ve çeşitli haber kaynaklarına yansıyan ifadelere göre söz konusu anlatımda şu ifadelerin yer aldığı aktarılmaktadır: “Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. ‘Hanımefendi perdenin arkasına geçin, soyunun’ deyince kadın demiş ki: ‘Doktor Bey, ilk sen soyun.’” Söz konusu ifadelerin ardından kamuoyunda çeşitli tepkiler oluşmuş, bazı çevreler tarafından eleştiriler gündeme getirilmiştir.
Ayrıca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “halkın bir kesimini alenen aşağılama” iddiasıyla resmen soruşturma başlatıldığı da basına yansımıştır. Bu olayın yalnızca bir fıkra ya da mizah anlayışı tartışması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sözlerin dile getirildiği ortam, sıradan bir sohbet ortamı değil; sağlık hizmetlerinin, insan onurunun ve eşit erişim hakkının temsil edildiği bir hastane açılışıdır.
Kadınların sağlık hizmetlerine erişimi, tarihsel ve sosyo-kültürel nedenlerle uzun yıllardır çeşitli zorluklar içermektedir. Toplumsal baskılar, ekonomik koşullar, geleneksel yargılar ve kimi zaman kadın bedeni üzerinde kurulan denetim mekanizmaları nedeniyle pek çok kadın gerekli sağlık kontrollerine zamanında ulaşamamış, sağlık sorunlarını ertelemek zorunda kalmıştır.
Bu gerçeklik günümüzde de tamamen ortadan kalkmış değildir. Tam da bu nedenle, kadınları ve etnik kimlikleri mizahın konusu hâline getiren ifadelerin bir hastane açılışında dile getirilmiş olması ayrıca düşündürücüdür. Sağlık alanı; bireylerin kökenine, kimliğine, inancına ya da cinsiyetine bakılmaksızın eşit, saygın ve güvenli hizmet alması gereken kamusal bir alandır. Tıp bilimi özünde hümanist bir yaklaşımı esas alır ve insanı yalnızca insan olduğu için değerli kabul eder. Bu nedenle ötekileştirici, etiketleyici veya ayrımcı çağrışımlar taşıyan söylemlerin sağlık hizmetlerinin temsil edildiği ortamlarda yeri olmamalıdır.
Kamuoyuna yansıyan şekliyle değerlendirildiğinde, sonrasında özür beyanı bulunduğu belirtilse dahi, kullanılan dilin toplumda yarattığı etki ortadan kalkmamaktadır. Toplumsal hafızada yer eden bazı ifadeler, söyleniş amacından bağımsız olarak insanların kendilerini dışlanmış, küçümsenmiş veya değersiz hissetmelerine neden olabilmektedir.
Bu çerçevede söz konusu ifadeyi kişisel olarak esefle kınıyor; kadınların eşitlik, onur ve sağlık hakkının korunmasının demokratik toplumların temel ilkelerinden biri olduğunu vurguluyorum. Hayata birçok kadın gibi dezavantajlı koşullarda başlamış, toplumsal yargılarla mücadele ederek bugünlere gelmiş ve bu mücadelesi hâlâ devam eden bir kadın olarak; kadın hakları, toplumsal eşitlik ve kadın sağlığı üzerine yazan ve düşünen bir kadın yazar olarak, kadınları ve etnik kimlikleri mizahın konusu hâline getiren, üstelik sağlık hizmetlerinin eşitlik ve insan onuru üzerine kurulu olması gereken bir ortamda dile getirilen bu talihsiz söylemi kabul edilemez buluyor, kendi adıma ve bu ülkenin kadınları adına esefle kınıyorum.
Fakat Sayın Rahmi Koç'un, kadın sağlığına yönelik Türkiye genelinde ücretsiz sağlık taramaları ve farkındalık çalışmaları içeren bir sosyal sorumluluk projesine öncülük etmesi anlamlı bir adım olabilir. Koç Holding bünyesinde hayata geçirilecek böyle bir çalışma, hem kadın sağlığına önemli katkılar sağlayabilir hem de talihsiz açıklamaların ardından toplumsal duyarlılığın güçlenmesine destek olabilir.
Yeliz Çelebi Ergin Araştırmacı – Yazar yeliz-ergin@web.
İlginizi Çekebilir